Assassin’s Creed Shadows: Claws of Awaji DLC’si çıkışını gerçekleştirdi. Peki Shadows hikayesini kaldığı yerden devam ettiren Claws of Awaji, bizlere neler sunuyor? Tüm yenilikleriyle Assassin’s Creed Shadows: Claws of Awaji DLC inceleme yazımız yayımda!
Assassin’s Creed Shadows: Claws of Awaji DLC İnceleme
Bu yepyeni hikaye bizi, kendi hükümeti ve ordusuna sahip, yarı izole bir ada olan Awaji’ye götürüyor. Tamamen bağımsız bu bölge, seriye farklı bir soluk katıyor. Claws of Awaji, ek bir yan hikayeden ziyade ana oyunun doğrudan bir uzantısı. Özellikle Naoe’nin hikayesinin devamı niteliğinde olsa da, Yasuke’nin hikayesiyle de bağlantılı unsurlar içeriyor.
Bu genişleme paketinde oyuna tamamen yeni ve özgün karakterler de dahil edilmiş ve spoiler vermeden şunu söylemek mümkün: hem Naoe hem de Yasuke, sonunda kendileri kadar tehlikeli rakiplerle karşı karşıya geliyor.
Karakterler oldukça ilgi çekici olsa da, geçmişleri hakkında çok fazla bilgiye erişemiyoruz. Açıkçası, düşmanlardan birinin oyundaki en özgün karakter olduğunu söyleyebilirim ve arka planının daha derin işlenmesini görmek isterdim. Hikaye basit ama keyifli. Yeni düşmanlar, Shinbakufu’nun “animevari” havasını daha küçük ölçekte hissettiriyor.
Genel anlatım biraz aceleye gelmiş gibi. Ubisoft, bu genişleme için 10 saatlik içerik vaat ediyor, ki bu aşağı yukarı doğru. Fakat antagonistler için yalnızca 1-2 saatlik ekstra derinlik eklenmemesi büyük bir eksiklik olmuş. Yine de, 10 saatin bana yetmemiş olması, aslında içeriğin ne kadar keyifli olduğunun bir göstergesi.

Awaji, oyunda ilk defa gerçekten “avlandığınızı” hissettiren bölge. Daha önceki güncellemelerle gelen, arandığınızda düşmanların peşinize düşmesi özelliği, ana oyunda pek etkili değildi. Ancak burada durum tamamen farklı. Düşmanlar, casus ve muhbirlerden oluşan büyük bir ağ kurmuş. Çocuklar dışında herkes potansiyel bir tehdit.
Özellikle şehirlerde NPC’lerin aniden saldırıya geçtiğini defalarca yaşadım. Normalde tüm muhafızları öldürmek sorunu çözerdi; ancak Awaji’de bir mini-boss alarma geçebiliyor ve işler çok hızlı çığırından çıkıyor. Ayrıca keşif için kullandığınız casuslar, düşman casusları tarafından fark edilebiliyor. Ne kadar çok gönderirseniz, risk o kadar artıyor. Bu durum, “avlanan bir suikastçı” hissini pekiştiriyor ve keşke ana oyunda da olsaydı dedirtiyor.
Awaji, oyundaki en küçük bölge. Harita, kaleler, tapınaklar, ormanlar, sahiller ve dağlarla dolu olsa da, oynanış açısından diğer bölgelerden çok da farklı değil. Yan aktiviteler sınırlı: birkaç efsanevi sandık bulma, belirli düşmanları avlama, kale ve kamp baskınları… Bunun dışında yapılacak fazla şey yok. İçerik büyük oranda ana hikayeye bağlı.
Keşif hissi de ana oyuna kıyasla daha sönük. Örneğin sumi-e koleksiyonları yalnızca üç adet ve manzara resimlerinden ibaret. Ayrıca ana yollar üzerindeki tuzak telleri, dikkatsiz oynanışı tehlikeli hale getiriyor. Küçük bir bölgede işliyor olsa da, ana karada görmek istemeyeceğim bir özellik bu.

Küçük bir tavsiye: Hideout’taki Kakurega binasını seviye 4’e yükseltin. Böylece tüm bakış noktalarını açtığınızda haritanın tamamı açılıyor. Fog of war’dan kurtulmak için birebir. Bu genişlemeyi özel kılan birkaç şey var. İlki, prolog görevi. Awaji’nin geçmişini anlatan bu bölüm, farklı bir anlatım ve görsel üslup kullanıyor. Oyunda daha önce görmediğimiz bir deneyim.
İkincisi, yeni karakterler. Hepsi özgün özelliklere sahip ve ilginç olan şu ki, bu özellikleri onlara karşı kullanıyorsunuz. Naoe ve Yasuke’nin kendi “karşıtlarıyla” yüzleşmesi, ana oyunda eksik kalan bir şeydi. Üçüncüsü ise boss dövüşleri. Sadece üç tane olmasına rağmen, ana oyundaki tüm boss’lardan daha iyi tasarlanmışlar.
- İlk boss, düşman güçlerini zayıflatma ya da tek başınıza güçlü bir orduya dalma seçeneği sunuyor.
- İkinci boss, şimdiye kadarki en özgün ve “animevari” dövüş. Geleneksel boss dövüşlerinden çok farklı ve strateji düşünmeye zorluyor.
- Üçüncü boss ise bambaşka bir deneyim sunuyor. O kadar güçlü ki kendimi yan karakter gibi hissettim. Alanı kaplayan yetenekleri tek vuruşta öldürebiliyor. Senaryonun gücüyle aşırıya kaçsa da, eğlenceli bir meydan okumaydı.
İnceleme yazımızı toparlayacak olursak; Assassin’s Creed Shadows: Claws of Awaji, kısa ama keyifli bir genişleme. Hikaye sürükleyici, yeni karakterler oldukça başarılı ve boss dövüşleri kesinlikle öne çıkıyor. Buna karşılık keşif ve yan aktiviteler oldukça zayıf. Ana hikayeyi bitirip görevleri tamamladıktan sonra tekrar dönmek için bir sebep kalmıyor.

Ön sipariş yapan oyuncular için DLC ücretsiz. Ancak ayrı almak isteyenler için fiyatı 25 €/$ 25 bandında. Yalnızca 10 saatlik içerik için bu rakam ucuz değil. Eğer Assassin’s Creed Shadows’u sevdiyseniz, kesinlikle göz atmaya değer. Ama ana oyunda ilginizi kaybettiyseniz, Claws of Awaji muhtemelen size hitap etmeyecektir. Genel olarak beklentimin üzerinde bir deneyim sundu.
İlginizi Çekebilir: Assassin’s Creed Shadows İnceleme
Umarım bu, Shadows için son genişleme olmaz ve Ubisoft, daha birçok yaratıcı içerikle bizleri selamlamaya devam eder. Peki siz Assassin’s Creed Shadows: Claws of Awaji DLC inceleme yazımız hakkında ne düşünüyorsunuz? DLC paketini satın almayı planlıyor musunuz? Düşüncelerinizi hemen aşağıda yer alan yorumlar sekmesi üzerinden bizlerle paylaşmayı unutmayın sevgili geek.tr okuyucuları.
Assassin's Creed Shadows: Claws of Awaji DLC (PS5)
Claws of Awaji, kısa oyun süresine rağmen yoğun ve keyifli bir deneyim sunuyor. Boss dövüşleri ve yeni düşmanlar genişlemenin en büyük artıları. Ancak keşif kısmı zayıf kalmış ve ödüllendirme sistemi oyuncuyu tatmin edemiyor.
Artılar
- Tatmin Edici Senaryo
- Güçlü ve Özgün Yeni Karakterler
- İyi Tasarlanmış Boss Dövüşleri
Eksiler
- Antagonistlerin Arka Planı Yeterince İşlenmemiş
- Keşif ve Yan Aktiviteler Sınırlı, Ödüller Tatmin Edici Değil
- Awaji Bölgesi Küçük ve Görsel Açıdan Farklılık Sunmuyor



