Feodal Japonya’da geçen bir Assassin’s Creed oyunu mu? Varım! Hemen hemen tüm AC oyunlarını bitirmiş ve varsa platin kupalarını dahi toplamış biri olarak, bu seriye doyamıyorum… Origins ile yön değiştiren Assassin’s Creed markası, Valhalla ile bir üçlemeyi daha sonlandırmıştı. Mirage’ı saymazsak, Assassin’s Creed Shadows ile Ubisoft yeni bir maceraya doğru yelken açmaya hazırlanıyor.
Yaklaşık 2 haftadır Assassin’s Creed Shadows’u deneyimliyorum ve belki şaşırmayacaksınız ama bunu da sömürdüm. Evet,.. 86 saatlik deneyimin ardından artık Shadows hakkında rahatlıkla konuşabilirim. Peki Assassin’s Creed Shadows bizlere neler sunuyor? Beklentilerimizi karşılıyor mu? Tüm detaylarıyla Assassin’s Creed Shadows inceleme yazımız yayımda!
Assassin’s Creed Shadows İnceleme
Shadows, Japon tarihinin Azuchi-Momoyama dönemini ele alıyor. Hikayemiz 1579’da başlıyor ve 1580’lerin başlarına kadar devam ediyor. Shadows, Assassin’s Creed Syndicate’ten bu yana Assassins ve Templar’ları klasik formlarıyla öne çıkaran ilk oyun olma özelliğini de taşıyor. Hikaye modunda çok sayıda tarihi şahsiyet önemli roller oynuyor. Bunlar arasında Japonya’nın “büyük birleştiricisi” Oda Nobunaga ve Iga klanının usta ninjası Fujibayashi Nagato örnek olarak gösterilebilir.
Serüveniniz boyunca bu iki ismi sıklıkla duyacağınızdan emin olabilirsiniz çünkü ana karakterlerimiz için önem arz ettikleri bir gerçek. Baba gibi baba Fujibayashi Nagatobaba! Assassin’s Creed Syndicate’e çok benzer şekilde, Shadows’da iki ana karakter yer alıyor ve hikaye boyunca bu karakterler arasında geçiş yapmakta özgürsünüz. Bazı durumlarda avantaj sağlayan karaktere geçiş yapmak işinizi daha da kolaylaştırabilir. Gelelim ana karakterlerimize; Yasuke ve Naoe.
İlk karakterimiz, Hristiyan misyonerler aracılığıyla Japonya’ya gelen siyahi bir adam olan Yasuke. Bu karakter tarihten gerçek bir kişiye dayanıyor ancak Shadows dünyasına daha iyi uyması için üzerinde oynamalar yapıldı. Ve evet, bazı forumlarda insanlar Shadows’ta siyahi bir adamın olmasına kızgın. Kimin umurunda!? Yasuke hikayeye HARİKA bir şekilde entegre edilmiş ve karakteri, arka plan hikayesi fazlasıyla dikkat çekici.

Yasuke Assassin’s Creed Origins, Odyssey ve Valhalla’daki kahramanlara çok benzeyen sert, savaş odaklı bir karakter. Yasuke insanları bir odanın diğer ucuna tekmeleyebilir, kapıları kırabilir ve düşman kalabalığına karşı büyük silahlar kullanabilir. Biraz gizlenip parkur yapabilse de, gizlilik konusunda muadillerine göre daha yavaş ve etkisiz. Bir diğer karakterimiz ise, daha çok eski Assassin’s Creed oyunlarının kahramanlarını andıran Naoe.
Naoe bir yerlere gizlice girip çıkma ve kimseye fark ettirmeden düşmanları ortadan kaldırma konusunda yetenekli bir ablamız. Ayrıca gerçekten çok hızlı ve saniyeler içinde duvarlara ve çatılara kolayca tırmanabiliyor. Shadows ile geçirdiğim sürede beni en çok şaşırtan şey, oyunun kimi seçtiğinize bağlı olarak ne kadar farklı hissettirdiğiydi.
Yasuke olarak, bir üsse girmek için biraz gizlilik unsurlarından yararlanabilir ve ardından büyük bir kılıç ve hücum saldırısı gibi yetenekler kullanarak yolunuzda savaşabilirsiniz. Tam anlamıyla yürüyen bir samuray tank var karşımızda. Çok fazla hasar absorbe edebiliyor ve düşmanları kolayca savurabiliyor. Naoe ise tam tersi. Daha önce Yasuke olarak yağmaladığım küçük düşman üssüne Naoe olarak dönmek ilginç hissettirdi.

Üssün etrafındaki gölgelerden daha kolay yararlanabiliyor, düşmanlardan saklanabiliyor ve onları suikastçı bıçağımla alt edebiliyordum. Sis bombalarıyla da hızlıca kaçabiliyordum. Bu farklılık fazlasıyla beni memnun etti. Aferin Ubisoft! İki karakter arasında gidip gelirken, Ubisoft’un herkese hitap etmek için elinden gelen her şeyi yapmaya çalıştığını hissettim. Geçmiş oyunlara kıyasla daha RPG odaklı bir aksiyon oyunu olan Origins’ten bu yana hayranlar arasında bir bölünme oluşmuştu.
Eski oyunların gizlilik odağını özleyenlerin olduğunu biliyorum. Assassin’s Creed Mirage, Ubisoft’un eski hayranlarına onları mutlu edecek bir şey sunma girişimiydi ve işe de yaradı. Ancak Mirage, yeni ve büyük bir açık dünya, RPG tarzı Assassin’s Creed isteyen oyuncuları biraz korkutmuş olabilir. Korkmanıza gerek yok dostlarım, Shadows ile Ubisoft, her iki oyun tarzını da tek bir pakette birleştirmiş durumda. Düşmanlarınıza nasıl yaklaşacağınıza siz karar vereceksiniz.
Etrafta gizlice dolaşmayı ve düşmanlarınızı sinsice alt etmeyi mi seviyorsunuz? Naoe olarak oynayın! Büyük bir kılıç ve görkemli dövüşleri mi tercih ediyorsunuz? İyi haber, Yasuke kontrolünüze geçmek için sabırsızlanıyor. Zaman zaman kendimi Yasuke ya da Naoe olarak oynamaya zorladım ve durum ne olursa olsun her zaman ilerleme kaydedebildim.
Her ikisi arasında sık sık geçiş yapmak ve oyunun sunduğu her şeyin tadını çıkarmak isteyenler için Ubisoft arkanızda. Oynadığım her görevde karakterler arasında geçiş yapabildiğim çok sayıda nokta vardı. Bu arada yeni küresel aydınlatma sistemi, düşmanın görüşünü etkileyen dinamik ışık ve gölgeler yaratma gücüne sahip. Artık gölgelerde saklanabilir ve hatta fenerleri veya meşaleleri yok ederek karanlığın hükmüne sahip olabilirsiniz.
Yüzüstü pozisyonda yerde sürünme seriye getirilen yeni özelliklerden biri. Bu şekilde gizliliğinizi koruyabilir ve küçük açıklıklardan geçerek hedeflerinize daha sinsice yaklaşabilirsiniz. Naoe’nin her çatı kenarına tutunabilen bir tutma kancasının yanı sıra bir dizi başka araç ve gereçler de oyunda yer alıyor. Assassin’s Creed Syndicate’teki halat benzeri kancanın aksine, bu halat dinamik sallanmaya izin vermek için fizik simülasyonunu kullanıyor.
Kıskaç kancası, koridorların üzerindeki tavan boşluklarına hızlı bir şekilde tırmanmak için kullanılabilir, bu da altınızda devriye gezen düşmanları kolayca pusuya düşürmenize olanak tanır. Naoe ve Yasuke olarak her karakterin kendine özel ilerleme yolları, becerileri, silah seçenekleri ve istatistiklerine sahip olduğu iki tamamlayıcı oyun tarzı var. Beceri ağacı her bir karakter için oldukça özenli ve geniş çaplı. Kullandığınız silah türlerine göre gruplandırılan bu ağaç, oynanış elementlerinizi şekillendirmeye doğrudan etki sağlıyor ve bunu fazlasıyla hissettiriyor.
Kartal görüşü geri dönerek NPC’lerin silüetlerini duvarların arkasından görmenizi sağlıyor. Origins, Odyssey ve Valhalla’da alanları araştırmak ve hedefleri işaretlemek için kullanılan drone benzeri kuş, Shadows’ta mevcut değil. Kendi keşif çalışmanızı yapmanız gerekecek ancak kule açma sistemi burada da mevcut. İki karakterli yaklaşımın ötesinde Ubisoft, Shadows’ta daha fazla keşif ve daha yavaş bir tempoyu da teşvik etmeye çalışıyor.
Örneğin görevler haritanızda otomatik olarak işaretlenmiyor, bunun yerine oyun sizi ipuçlarını okumaya, bölgeyi keşfetmeye ve bir sonraki hedefinizi kendinizin bulmasına teşvik ediyor. Elbette ayarlardan keşif özelliğini kapatma şansınız var ancak oyun zevkinizi baltayabileceğinden bunu önermem.
Gidilecek yerleri bulmak için gözcülerden yararlanabilirsiniz. Gözcüler ile görevin yer aldığını düşündüğünüz alanı harita bakışı taramayla doğrulama şansınız var. Eğer düşünceniz doğruysa görev haritanızda belirecek ve rahatlıkla o bölgeye boşa gitmediğinizi bilerek seyahat edeceksiniz. Gözcü harcamalarınızı sığınaklardan para karşılığında yenileyebilir veya mevsim geçişlerini bekleyerek otomatik yenilenmesini sağlayabilirsiniz.

Sığınağınıza dahil ettiğiniz savaşçılardan iki tanesini mücadele esnasında desteğe çağırma şansınız var. Her biri farklı alanlarda usta olan bu destek karakterleri, özellikle kalabalık düşman gruplarına karşı verilen mücadelelerde fazlasıyla işlevsel. Bu karakterler maks üçüncü seviyeye kadar yükseltilebilir ve ek özelliklere kavuşturulabilir. Görevler arasında, tonlarca ayrıntıyla dolu bir dünya ile karşılaşmak beni benden aldı. Mesela ormanda savaşan birkaç geyiğe rastladım, onlara yaklaştım ve biraz XP ve karakterimin hayvanları çizdiği kısa bir ara sahne ile ödüllendirildim.
Daha sonra, bazı çalıların arasından geçmek için bambuları kestim ve Shadows’ta pek çok şeyin kesilip yok edilebileceğini öğrendim. Ağaçlar, çalılar, kağıt kapılar, kasalar ve daha fazlası kırılabilir veya kesilebilir. Saklandığım bir çalının yakınında bazı muhafızlarla savaşmak çalının kesilmesine ve sinsi yerimi kaybetmeme neden olmuştu. Üzdü…
Zamanımın çoğunu ata binerek geçirdim ancak dilerseniz haritada yürüyebilirsiniz. Özellikle dağlık noktalarda at sürüşü sıkıntılı olabiliyor. Bir noktada, at sırtındayken yayımla hedefleri vurmak için bir meydan okumaya rastladım. Başka bir sefer ise küçük bir tapınakta dua ederken buldum kendimi. Akıllara durgunluk verecek kadar harika bir şey yok ama genel olarak Shadows’un geçmiş Assassin’s Creed oyunlarına kıyasla daha fazla soluklanmanızı ve dünyayı huzurla keşfetmenizi istediğini hissettim.

Tek hayal kırıklığım, görevlerin çoğunun bir yere gitmek, bir şeyler öldürmek veya gizlice girmek ve sonra ayrılmak üzerine kurulu olması. Bu anların arasına diyalog seçeneklerini içeren ara sahneler serpiştirildiğini ve Yasuke ile Naoe’yi daha iyi tanımlayabildiğinizi düşünün. Tamamdır. Bu kadar.. Hikayenin yarım kalmış hissettirmesine girmiyorum bile. Muhtemelen gelecek genişletmelerle bu serüveni tamamlayacaklardır. Bekleyip göreceğiz.
Görevler o kadar da akılda kalıcı değil ve iş ilgi çekici ve çeşitli görevler tasarlamaya geldiğinde iki farklı karakteri desteklemeye çalışmanın zor olabileceğinden de endişelenmiyor değilim ancak anlatım ve kurgu üzerine fazlasıyla kafa yorulmuş. Her bölgenin kendine has sorunları ve mücadeleleri var. Bununla birlikte, her iki karakterin de yalnızca kendileri tarafından oynanabilen kendi özel görevleri ve ayrıca özel hikayeye giriş sekansları var.
Haritada bulunabilecek önemli şeyler arasında kaleler, tapınaklar, türbeler bulunmakta. Sizin ve müttefiklerinizin toplanabileceği bir sığınağınız da oyunda yer alıyor. Güzel haber şu ki bu sığınak tamamen kişiselleştirilebilir. Şehir kurma oyunlarının mahalle kurmaya indirgenmiş hali gibi düşünebilirsiniz.
Açık dünyada yer alan sandıklar üzerinden sığınağınıza katabileceğiniz eşyalara ve bitkilere erişebilirsiniz. İçime sinen düzeni ile sığınağımı hayvanlarla, bitkilerle ve kumsal kumu kadar beyaz yollarla süsledim. Peki kaç kere ziyaret ettim dersiniz? 4? 5? Ziyaretlerimi genellikle çok sevdiğim silahları mevcut seviyeme çıkarmak için demirci arkadaşıma uğramam üzerine gerçekleştirdim ama hoş bir eklenti olduğu inkar edilemez bir gerçek.
Japon savaşlarının bu döneminde kalkanlar kullanılmadı, dolayısıyla teçhizatınız zırhınız dışında herhangi bir savunma seçeneği içermiyor. Kaçışlar hayati önem taşıyor. Bir samuray olan Yasuke, silahını kullanarak gelen saldırıları engelleyebilir ve çeşitli savuşturmalar gerçekleştirebilir. Naoe de çatışmaya girebiliyor ancak blok yapamıyor ya da savuşturamıyor; bunun yerine düşmanın darbelerini ‘saptırabiliyor’.
Düşman zırhlarının dayanıklılığı savaş sırasında kırılabilir. Katanalar, yari mızrakları, shuriken, kunai ve kusarigama dahil olmak üzere pek çok döneme ait silah oyunda mevcut. Yasuke’nin arquebus tüfeklerini kullanabilmesi ona uzun menzilli saldırı olanağı da sağlıyor. Belirli bir silahı kullanmaya zaman ayırmanız, bu silahla ilgili yeterliliğinizi doğru orantıda artıracaktır.

Bir araya getirilen bileşenlerden kendi katananızı oluşturabilir ve kişiselleştirebilirsiniz. Transmog sistemi aynı zamanda donanımınızı tam olarak istediğiniz gibi görünecek şekilde uyarlamanıza da olanak tanıyor. Yasuke ve Naoe’nin XP’yi, toplanan silahları ve kaynakları ortak paylaştığının da altını çizelim. Haliyle bu durum her iki karaktere de odaklanma unsurunu ortadan kaldırıyor.
Teknik açıdan Assassin’s Creed Shadows iyi bir performans gösteriyor. Grafikler göz alıcı. Oyunu Performans moduna nazaran Kalite modunda oynadım ve bir kez bile FPS hızında bir düşüşe denk gelmedim. Aynı performansı Performans modunda da alabilecek miyim diye aralıklarla her iki mod arasında da geçişlerde bulundum ve Shadows 60 FPS değerlerinde ki stabilitesinden de geçer notu rahatlıkla kaptı.
Gelelim oyunun en can alıcı noktasına. Dinamik harita ve mevsimler. Ubisoft’un meşhur güncellenen Anvil grafik motoru, oluşturulan haritanın dinamik bir mevsime sahip olmasına olanak tanıdı. Mevsim değişikliği, tarihsel doğruluğu korumak için hikayedeki ilerlemenize göre belirleniyor ancak her dönemin bir özgünlük duygusu yaratmak için geçtiği ‘adımlar’ var.

Her mevsim, oyunla bağlantılı benzersiz özelliklerle birlikte geliyor. Örneğin ilkbahar ve yaz aylarında bitkiler çiçek açtığında, saklanacak çalılar ve uzun otlar size yeni saklanma alanları oluşturuyor. Sonbahar ve kış aylarında ise bu bitkiler kuruyacak ve saklanma noktaları otomatik olarak ortadan kalkmış olacak. Kışın da sular donuyor, bu da havuz ve göletlere girmenizi ve gizlenmenizi engelliyor.
Çatı kenarlarından sarkan buz sarkıtları ise cabası! Aman dikkat… Düşman duymasın. Mevsimler ayrıca NPC davranışlarını da dolaylı yoldan etkiliyor. Yaz aylarında, düşmanların sizi aramak için çalıları keserken görmeniz muhtemel. Kışın ise düşmanlar ateşlere ve sıcak yerlere daha yakın durduğundan işiniz daha kolay olacaktır ancak yukarıda da belirttiğim gibi sarkıtlar ana düşmanız konumunda. Karda attınız adımlardan çıkan seslerin de düşmanların dikkatini çektiğini de belirtmek gerek.
Bu kadar mı? Elbette hayır. Özgünlük duygusu yaratmak adına ”mevsimsel geçişler” tam bu noktada devreye giriyor. Yoğun sis, uğultulu rüzgarlar ve tipi gibi şiddetli hava koşulları, düşmanların görüşünü ve ses yayılımını engellemek konusunda harika anlar oluşturuyor. Fırtına, ayak seslerinizi maskelemek için bir fırsat olarak görülebilir.
İlkbaharda rüzgar, ağaçların ürettiği polenleri uçurarak ortaya adeta bir görsel şölen çıkarıyor. Haritanın boyutu Assassin’s Creed Origins’tekine benzer genişlikte. Harita, Iga (şinobilerin evi), Arima (devasa bir savaş alanı) ve Omi (tarım bölgesi) dahil olmak üzere Japonya’nın gerçek tarihi bölgelerine göre bölünmüş. Bu yerleşim yerlerinin ötesinde ise dağlar ve ormanlar bulunmakta.
İnceleme yazımızı toparlayacak olursak; Assassin’s Creed Shadows, ele aldığı dönemi, karakterleri, çevre tasarımı ve hikayesi ile yılın en dikkat çeken oyunlarından biri olmaya aday. Ubisoft, hayranların uzun zamandır dile getirdiği samuray suikastçılar oluşumunu en iyi şekilde kotarıyor ve adeta bir aşk mektubu edasıyla bizlere ulaştırıyor.
Assassin’s Creed Shadows; Ubisoft+, PlayStation 5, Xbox Series X|S, Amazon Luna, Mac App Store üzerinden Mac’ler, Ubisoft Store, Steam ve Epic Games Store üzerinden Windows PC’de 20 Mart 2025’te satışta. Peki siz yapım hakkında ne düşünüyorsunuz? Assassin’s Creed Shadows inceleme yazımız ile oyuna bakış açınız ne yönde şekillendi?
İlginizi Çekebilir: Assassin’s Creed Shadows Sistem Gereksinimleri Neler? Kaç GB?
Düşüncelerinizi hemen aşağıda yer alan yorumlar sekmesi üzerinden bizlerle paylaşmayı unutmayın sevgili geek.com.tr okuyucuları.
Assassin's Creed Shadows (PS5)
Assassin’s Creed Shadows, ele aldığı dönemi, karakterleri, çevre tasarımı ve hikayesi ile yılın en dikkat çeken oyunlarından biri olmaya aday. Ubisoft, hayranların uzun zamandır dile getirdiği samuray suikastçılar oluşumunu en iyi şekilde kotarıyor ve adeta bir aşk mektubu edasıyla bizlere ulaştırıyor.
Artılar
- Ana Karakterlerin Derinliği İlham Verici
- Hikaye İlgi Çekici ve Sürükleyici
- Grafikler ve Oynanış Elementleri Harika
- Mevsimsel Geçişlerin Haritaya Etkileri Takdir Edilesi
- Açık Dünya Kaşif Duygunuzu Kabartıyor
Eksiler
- Görev Dizaynları Yaratıcılıktan Uzak ve Tek Tip
- Yan İçeriklerin Tekrara Düşmesi Canınızı Sıkabilir



















