Popüler FPS serisi Call of Duty, Black Ops 7 ile evreni genişletmeye devam ediyor. Activision‘ın yayıncılığı üstlendiği Call of Duty: Black Ops 7 çıkışını gerçekleştirdi. Peki Call of Duty: Black Ops 7 bizlere neler sunuyor? Satın almaya değer mi? Tüm detaylarıyla Call of Duty: Black Ops 7 inceleme yazımız yayımda!
Call of Duty: Black Ops 7 İnceleme
Call of Duty: Black Ops oyunları, fanteziye yaslanmaları ve zihin bükücü anlatılarıyla bilinir; Black Ops 7’nin hikaye modunda da durum farklı değil. Tema, düşmanın korkuyu bir silah olarak kullanması üzerine kurulu ve kendimizi tuhaf mekanlar ve akıl almaz senaryolarla dolu bir hikayenin içinde buluyoruz. Bu, yalnızca Treyarch’ın anlatabildiği o kendine özgü Call of Duty hikaye tarzı.
Birkaç can sıkıcı unsura rağmen, Black Ops 7’nin hikayesi hem daha psikolojik anlatı potansiyelini yeterince kullanmayı başarıyor hem de tatmin edici shooter oynanışını yeni bir çerçeveye taşıyor.
Kafa karıştırıcı bir şekilde, Black Ops 7, geçen yıl çıkan Black Ops 6’nın olaylarından 40 yıl, Black Ops 2’nin olaylarından ise 10 yıl sonrasında geçiyor. Hikayemiz 2035 yılında, Black Ops 2’ye doğrudan bir devam niteliğinde kurulmuş ve o oyundan David Mason yeniden ana karakter olarak geri dönüyor.
Dünya artık vahşi çatışmalar ve psikolojik savaş yüzünden harap durumda ve The Guild adlı küresel bir teknoloji şirketi, Menendez’in takipçilerinin yarattığı kaostan insanlığı “korumak” üzere devreye girmiş durumda. Ama işler sarpa sarıyor: Menendez, açıkça öldüğü halde, görünüşe göre geri dönüyor. David Mason, Black Ops 7’de biraz farklı görünüyor, çünkü artık orijinal aktör Rich McDonald yerine Milo Ventimiglia (Gilmore Girls, Heroes) tarafından canlandırılıyor.
Michael Rooker (Guardians of the Galaxy) ise Black Ops 2’de oynadığı Mike Harper rolüyle geri dönüyor. Eric Samuels de Black Ops 2’den geri dönen bir diğer isim. Ekibin dördüncü üyesi ise gelişmiş biyoniğe sahip yeni ve sert bir asker olan Leilani “50/50” Tupuola. Bu dört kişilik ekip Specter One olarak biliniyor ve onlara, Black Ops 6’dan tanıdığımız, artık çok daha yaşlı bir versiyonu görülen Troy Marshall (Y’lan Noel – The First Purge) rehberlik ediyor.

The Guild, barış vaat ediyor ve Menendez ile takipçilerine karşı koyuyor ancak silahlı paralı askerleri olan dev bir teknoloji şirketine güvenmemek için fazlasıyla sebep olduğundan, David, ekibi Specter One’ı şirket hakkında ve CEO’su Emma Kagan hakkında istihbarat toplamak için The Guild’ün sahası olan kurgusal şehir Avalon’a götürüyor.
Kagan, duygu yoksunu, motivasyonları belirsiz, sıkıcı ve yeterince işlenmemiş bir kötü karakter. Ama aynı zamanda bu durum, aşırı para ve güce sahip gerçek dünya teknoloji CEO’larından ilham aldığı düşünülünce karaktere garip şekilde “uyuyor.” Kiernan Shipka (Chilling Adventures of Sabrina) tarafından canlandırılan Kagan, yıldızlarla dolu oyuncu kadrosuna rağmen ne yazık ki oyuncunun yeteneğinin harcandığı, ruhsuz bir karakter gibi duruyor.
Kagan ve The Guild, Black Ops 6’da Woods ve Alder’ın durdurmaya çalıştığı korku uyandırıcı biyokimyasal madde Cradle’ı silah haline getirmiş durumda. Kagan’ın elinde Cradle, David ve ekibinin The Guild soruşturmasını engellemek için kullanılıyor. Bu madde, Black Ops 7’nin hikaye akışının büyük bölümünü şekillendiren halüsinasyonlara sebep oluyor.
Ayrıca, karakterlerin geçmişlerinin belirli bölümlerini yeniden yaşamak zorunda kaldığı güçlü halüsinasyon sahneleri de var. Bunlara, Frank Woods’un David’in babası Alex Mason’ı öldürmenin suçluluğuyla dolu cehennem gibi bir kabusa sıkıştığı, ayrıca ölü takım arkadaşlarıyla birlikte bir konteynerde kilitli kaldığı işkence dolu zamanları hatırlamak zorunda olduğu ağır anlar da dahil.
Görev yapıları oldukça çeşitli ve işi bitirmek için genellikle gizlilik ya da doğrudan aksiyon seçeneklerinden birini sunuyor. Bazı görevler bizi gizlilik yoluna doğru hafifçe itmeye çalışıyor ama neyse ki gizli hareket etmemeyi ve çatışmaya dalmayı seçtiğimizde cezalandırılmıyoruz.

Bazı halüsinasyonlar, David ve ekibini önceki Black Ops hikaye görevlerine geri götürüyor; böylece Los Angeles Muharebesi, Alex Mason’ın Vorkuta’dan kaçışı ve Frank Woods’un Angola’da kurtarılması gibi ikonik anların kendine özgü yorumlarıyla hoş bir “fan servis” yaratılıyor.
Bu geçmişe dönüş mekanlarının çoğu, Mason ve ekibi için anlamlı şekilde kullanılmış ve bir Black Ops hayranı olarak Vorkuta gibi yerleri Black Ops 7’de yeniden görmek keyifliydi. Ancak bazı görevlerde Black Ops 6 Zombies modundaki Vermin ve Parasite düşman türlerinin doğrudan kullanılması, Black Ops 7’nin hikayesinde oldukça sırıtan bir “kopyala-yapıştır” hissi vermedi değil. Kolaya kaçılan noktalar var.
Buna ek olarak eski mekanların büyük bölümü yerli yerinde ve anlamlı hissettiriyor ancak karakterlerin Black Ops 6’nın Skyline çok oyunculu haritasından yürüyerek geçtiği bölüm, teknik olarak Avalon içinde bir yer olsa da, hikaye bağlamında garip ve yerinden kopuk duruyor.
Hikaye aynı zamanda eşli oyuncu (co-op) desteğine de sahip, bu nedenle hikaye bizi David Mason’ın ya da takım arkadaşlarından birinin yerine koyuyor. Tek başımıza oynarken Mason olarak oynuyoruz; eşli modda ise en fazla dört oyuncudan biri olarak diğer üç ekip üyesinden birini kontrol ediyoruz. Call of Duty’nin eşli bir hikaye moduna sahip oluşu, 2015’teki Black Ops 3’ten beri görülmemiş bir şeydi ve o oyun da bu konuda pek iyi karşılanmamıştı.
Başta, bunun büyük ölçekli görevlerle birlikte bir co-op deneyimi olarak duyurulması beni biraz şüpheci yapmıştı. Eşli oyunları ve açık dünya ortamlarını severim, fakat bu formatların Call of Duty’ye çoğu zaman pek iyi uymadığını düşünüyorum. Hikayeler en iyi, tek oyuncu için hazırlanmış sıkı sıkıya kontrol edilen sinematik sahneler üzerinde yükseldiğinde etkisini gösteriyor.
Hikaye modunda tek başınıza oynasanız bile oyunu duraklatmanıza izin verilmiyor.

Bu yüzden kısa bir ara vermeden önce mutlaka güvenli bir yerde olduğunuzdan emin olmanız ya da görevin tamamen bitmesini beklemeniz gerekiyor. Yine de kontrol noktaları oldukça sık ve oyuncuyu zorlamayacak kadar cömert, bu yüzden bir molaya ihtiyaç duyduğunuzda ya da çok zorlandığınız bir bölümde üst üste öldüğünüzde, görevin büyük bir kısmını yeniden oynamak zorunda kalmıyorsunuz.
Black Ops 7, bir Call of Duty hikaye modunda görmeyi beklediğimiz çeşitli büyük set parçalarını, bu yılın yeni Endgame modunun unsurlarıyla harmanlıyor. Endgame, hikayenin oynanabilir yeni epilog bölümü için kullanılan ve ileride battle royale haritasına da dönüşecek devasa Avalon haritasında geçiyor.
Yeni hareket mekaniği seçenekleri veya özel yetenekler seçebildiğin ikmal sandıkları gibi taze unsurlar da eklenmiş. Kancalı silahlar kullanabiliyor, koruyucu kalkan baloncukları açabiliyor ya da süper asker benzeri kinetik sıçramayla çok daha yükseğe zıplayabiliyorsunuz. Ekipman toplamak için sandık yağmalarken kendimi Modern Warfare 3 Zombies’te hissettim. İyi mi kötü mü olduğuna siz karar verin…
11 görevden oluşan hikayenin büyük çoğunluğu klasik, çizgisel yapıda ilerliyor ancak birkaç tanesi Avalon üzerinde geçen büyük, açık dünya görevleri üzerine kurulu.
Alışılmadık bir şekilde, hikayenin zorluk seviyesini kendimiz seçemiyoruz. Bunun yerine, oyun kaç kişiyle oynadığınıza göre zorluğu ölçekliyor. Robotik Guild düşmanları tarafından birkaç kez bunaltıldığım oldu, fakat yere düşsem bile genellikle hemen kendimi kaldıracak bir self-revive kiti üzerimde oluyordu ve kısa süre içinde yeni bir tanesini bulmak hiç zor olmuyordu.

Zorluk ayarı seçememek, tamamen eşli oyun deneyimi sunmak uğruna yapılmış talihsiz bir taviz gibi duruyor. Zorluk ölçeklense bile bu muhtemelen herkesi memnun etmeyecek. Ben genelde hikayeleri en yüksek zorluk seviyesinde oynuyorum, o yüzden benim için kötü bir deneyim olmadı.
Black Ops 7’nin tüm hikayesi, hikaye ilerledikçe bizi Endgame’in güç yapısına yavaş yavaş alıştırıyor. Zamanla artırılmış sağlık, daha yüksek nadirlikte silahlar ve benzeri avantajlar kazanıyoruz. Hikaye boyunca seçebileceğimiz birkaç yetenek de var ve bazıları gerçekten çok işe yarıyor. Ben özellikle ağır düşman dalgalarından geçici olarak korunmak için Guild’in robotik düşmanlarını hacklemek adına Black Hat cihazını kullanmayı tercih ettim.
Endgame zaman içinde elbette şekillenecektir fakat lansman sürecinde Avalon’un bazı bölgeleri boş hissettirebiliyor. Yeni hikaye unsurlarına ek olarak, bu mod silahları geliştirmek ve Call of Duty’nin normal hikaye ve çok oyunculu deneyimlerinin dışında yeni şeyler denemek için bir alan sunuyor. Treyarch, sezonsal güncellemeleri özenle yapmaya devam ederse, modun büyük bir potansiyeli ve tekrar oynanabilirliği olduğunu düşünüyorum
Genel olarak, BO7 en kapsamlı Call of Duty hikaye deneyimi ve tercihlerine bağlı olarak, hikayeden hiç çıkmadan tamamen seviye atlayabilir, ödüller açabilir ve prestij kazanabilirsiniz. Bu, Call of Duty oyunlarının sunabileceği uzun ömürlülüğün tadını çıkarabilecek daha fazla oyuncu türü için kapı aralıyor ve rekabetçi senaryolara odaklanmak zorunda kalmıyorsunuz.
Black Ops 7 hikaye modu Treyarch’ın en güçlü hikayelerinden biri değil ve hikayedeki sürprizler ve kötü karakterlerin işlenişi, Black Ops 2 gibi sevilen bir hikayenin devamı olarak tasarlanmış bir oyun için biraz eksik hissettiriyor. Yine de hikaye modu, bol miktarda duygusal karakter anları da sunuyor ve Black Ops 2’nin hikayesinin etkilerini ele alıyor, bu yüzden hikayeyi deneyimlemenin kesinlikle değerli olduğunu düşünüyorum.

Endgame ise Call of Duty oynamanın ilginç yeni bir yolunu sunuyor ve sezonsal içeriklerin bu modu ne kadar geliştireceği belirsiz olsa da, ben daha fazla oynamayı ve Treyarch’ın bunu nasıl genişleteceğini görmeyi heyecanla bekliyorum.
Gelelim oyunun çok oyunculu moduna!
Call of Duty yorgunluğu bir süredir birikiyor. Yirmi yılı aşkın süredir her yıl yeni CoD oyunu çıkıyor ve bu yıl Black Ops serisinin art arda ikinci yılı sunuluyor. Black Ops 7 ile ardışık bir çıkış yapmak riskli görünse de, Treyarch topluluk geri bildirimlerini net bir şekilde dinlemiş.
Treyarch, Black Ops 7 ile gelecekçi bir dönem, geliştirilmiş omnimovement ve güçlü harita tasarımı sunuyor; bu, geçen yılki deneyimi büyük ölçüde iyileştiriyor. Black Ops 7’nin çok oyunculu modu hala adrenalini yüksek bir eğlence sunuyor. Treyarch, Black Ops’u geçen yılın oyunundaki 90’lar atmosferinden çıkarıyor ve bizi 2035 yılına taşıyor. Elbette robotik scorestreak’ler, yüksek teknoloji cihazlar ve taze, futuristik bir HUD ile birlikte…
Bu, Black Ops yorgunluğunu önlemeye yardımcı olan harika bir karar olmuş. Scorestreak’ler sadece futuristik değil, aynı zamanda son yıllardaki sıradan streak’lerden çok daha eğlenceli.
Harita üzerinde güçlü bir streak, örneğin katil DAWG robotu veya Black Ops 7’nin robotik “Rhino” juggernaut varyantı ortaya çıktığında, oyuncuda ya heyecan ya da panik hissi oluşuyor. Ayrıca, düşmanları vurgulayıp duvarların ardından ateş edebilmemizi sağlayan son derece güçlü Gravemaker keskin nişancı tüfeği de var. Bu sniper scorestreak biraz haksız gibi hissettirse de kullanması inanılmaz eğlenceli ve sadece birkaç atışla sınırlı.
Treyarch’ın omnimovement sistemi, Black Ops 6’dan geri dönüyor ve artık duvar sıçraması eklenmiş durumda. Bu kulağa küçük bir değişiklik gibi geliyor olabilir ama sıçramalar zincirlenebildiği için bu küçük duvar dokunuşları çeşitli durumlarda oldukça etkili hissediliyor.
Bu sıçramalar ayrıca, normalde erişilemeyecek pencerelere ve haritanın daha yüksek bölümlerine ulaşmak için de kullanılabiliyor; bu da daha agresif aksiyonlar veya keskin nişancılara karşı tatmin edici hamleler yapma imkanı sunuyor. Her ne kadar haritalar olağanüstü derecede büyük olmasa da, duvar sıçraması daha fazla dikey oyun alanı, daha fazla fırsat ve bir duruma yaklaşmak için çeşitli açılar sağlıyor.

Ayrıca kullanması gerçekten eğlenceli ve bazen sadece eğlence için haritada duvarlara zıplayarak dolaştığımı anlar oldu. Black Ops 7’nin harita havuzu, çeşitli mekanlar, canlı renk paletleri ve ilginç yerler sunuyor. Şimdiye kadar en sevdiğim haritalardan biri Homestead oldu. Bu harita, bizleri David Mason’ın Alaska’daki çocukluk evine götürüyor ve Kuzey Işıkları’nın altında amansız mücadeleler vermemize vesile oluyor.
Bu yıl iki yeni çok oyunculu mod var: Skirmish ve Overload. Skirmish, 20v20 bir mod ve Call of Duty’nin Ground War benzeri büyük ölçekli modu olarak hizmet ediyor. Birden fazla farklı hedef türü aynı anda gerçekleşiyor; takımlar, hedef bölgeleri ele geçirmeye, cihazları hacklemeye ve patlayıcı yerleştirmeye çalışıyor.
Bir hedef tamamlandığında, yeni bir hedef spawn oluyor, böylece yüksek puan kazanmak istediğin bir oyunda sürekli bir mücadele oluyor. Haritalar, diğer modlarda kullanılan standart 6v6 haritalardan çok daha büyük; bu da hikaye modundaki kanca ve wingsuit desteğini mümkün kılıyor. Haritada süzülmek çok eğlenceli ve aksiyonu kolayca görebilmemize yardımcı oluyor.
Bu mod için yalnızca iki harita var fakat geliştiricinin daha fazla harita ve hedef çeşitliliği eklemesini umuyorum; Skirmish ile çok daha fazlası yapılabilir gibi hissettiriyor.
Overload ise yeni 6v6 rekabetçi tarzı mod. Başta Overload’dan keyif almadım, ama zamanla klasik bayrağı ele geçirme moduna hızlı tempolu bir dokunuş olarak bana iyi gelmeye başladı. İki takım, bir EMP cihazının kontrolü için savaşıyor ve bu cihazı haritanın rakip tarafındaki işaretlenmiş iki alandan birine götürmeye çalışıyor; amaç alanı “overload” etmek.

Black Ops 7’nin silah mekanikleri, büyük ölçüde bir Call of Duty oyunundan beklediğin türden. Silahlar hızlı ve güçlü hissediyor. Bu, aksiyonun genel temposu göz önüne alındığında çok iyi. Black Ops 7’deki çoğu silah sağlam ve kontrol etmesi sezgisel. Ancak geri dönen oyuncular, oyunun nişan yardımında (aim assist) bir değişiklik fark edebilir.
Treyarch, beta geri bildirimlerine dayanarak Black Ops 7’deki uygulamada bazı ayarlamalar yaptı. Nişan yardımı kötü değil ve alışması kolay. Black Ops 7’nin perk dizilimi, standart bir Call of Duty çeşitliliği sunuyor. Bazılarının isimleri değişmiş ve faydaları elden geçirilmiş ancak hala tanıdık bir yapıya sahip. Bu da kötü bir şey değil. Black Ops 7’nin çeşitli oyun modlarında oyun tarzına uygun perk seçimleri yapmak için bolca seçenek var.
Geçen yıl olduğu gibi, perkler üç kategoriye ayrılmış: Enforcer, Strategist ve Recon. Aynı gruptan perkler donatırsanız, diğer perklerin tarzına uygun ekstra bir specialist perk kazanıyorsunuz. Bu yıl yapılan bir değişiklik ise Hybrid Specialists bonuslarının eklenmesi olmuş. Bu, bonus almak için tüm perkleri aynı kategoriden almak zorunda olmadığınız anlamına geliyor.
Aynı kategoriden en az iki perk alarak daha küçük bir “hibrit” uzmanlık perki elde edebiliyorsunuz.
Black Ops 7 için en büyük bir değişiklik, klasik matchmaking’in yeniden getirilmesi oldu. Yani artık minimal beceri dikkate alınarak oyuncular eşleştiriliyor. Oysa son oyunlarda sıkı beceri temelli eşleştirme uygulanıyordu. Bir yandan, ben klasik matchmaking’i ve sunduğu çeşitli lobileri seviyorum. Son yıllardaki sıkı SBMM, farklı beceri seviyelerindeki oyuncuların birlikte oynamasını zorlaştırıyordu.
Bu, Call of Duty için büyük bir değişiklik ve etkisinin ne olacağını zaman gösterecek. Genel olarak, Black Ops 7’nin çok oyunculu paketi gerçekten güçlü. Eğlenceli ve akıcı, silah mekanikleri her zamanki gibi tatmin edici ve harita tasarımları geçen yılki deneyimi büyük ölçüde iyileştiriyor. Küçük iyileştirmeler futuristik temalarla birleşince, Black Ops 7 taze bir deneyim sunuyor ve o korkulan yorgunluk hissinden uzak duruyor.

Son olarak Zombies modunda oyuncuları nelerin beklediğine göz atalım.
Call of Duty’nin Zombies modu, yıllar içinde biraz büyüsünü kaybetti. Black Ops 7, Zombies’a yeniden kendi benzersiz kimliğini kazandırmasa da, bu yıl deneyimi biraz tazeleyen sağlam bazı eklentiler kattı. Yeni round bazlı harita Ashes of the Damned, son Zombies haritalarından daha belirgin ve geçen yılki moddan ayrı bir deneyim sunuyor.
Ashes of the Damned, şimdiye kadarki en büyük round bazlı Zombies haritası ancak bu sefer harita tasarımı, sekiz şeklinde bir yol izleyen bir pist gibi daha “yol odaklı”. Yani hala round bazlı bir harita olarak işlev görse de, farklı bir şekilde oynayıp maç boyunca ilerlemenizi sağlıyor. Harita, Ol’ Tessie adlı yeni Wonder Vehicle etrafında tasarlanmış. Bu araç, ekibinin beşinci üyesi gibi hareket ediyor. Harita devasa ve altı ana lokasyon, tehlikeli yol kesitleriyle birbirine bağlanıyor.
Harita ayrıca Black Ops 2’nin Tranzit haritasından ilham alınmış ve eski haritadan birkaç tanıdık yer içeriyor; bunlar arasında Tranzit Diner (şimdi Exit 115) ve Vandorn Farm var. Çiftlik lokasyonu, Black Ops 2’deki halini büyük ölçüde koruyor; sadece dekor ve atmosferik aydınlatma iyileştirmeleri eklenmiş. Diner ise artık daha fazla oynanabilir alan sunacak şekilde güncellenmiş.
Black Ops 7’nin Zombies modu, Black Ops 6’nın Reckoning ana Easter egg göreviyle biten hikayesinin hemen devamından başlıyor. Weaver ve ekibi, Takeo, Dempsey, Nikolai ve Richtofen’ın ikonik kadrosu ile birlikte Janus Towers içinde duruyor. Ancak bina ve içindekiler Dark Aether boyutuna sürüklenmiş durumda.

Orijinal kadronun Weaver’ın ekibiyle nasıl Janus Towers’a geldiği hala belirsiz ancak yeni kötü karakter, güney aksanlı ve kovboy şapkalı gizemli bir adam; karakterlerin ruhlarını ele geçirmek için sihirli zombi kafaları kullanıyor. Bu da oyunu oynarken seçebileceğiniz iki ana Zombies kadrosu olduğu anlamına geliyor ve oyunun ana görevinde amaç, görünüşe göre?, ruhları geri alıp Dark Aether’dan kaçmanın yolunu bulmak.
Ayrıca ortaya çıkarılacak gizli bir hikaye görevi ve haritanın benzersiz Wonder Weapon’ı Necrofluid Gauntlet bulunuyor. Easter Egg görevini tamamlamak için Ol’ Tessie’yi kullanacak ve haritanın her yerini keşfedeceksiniz ama teknik olarak, haritadaki tek bir POI’de hayatta kalmaya çalışarak geleneksel bir haritada oynar gibi de kalabilirsiniz.
Tabii yine de Wonder Vehicle’ı kullanıp keşif yaparak deneyimden en iyi şekilde faydalanmanızı tavsiye ederim. Perk makineleri, silahlar ve diğer eşyalar haritanın her yerine dağılmış durumda ve farklı harita bölümlerini bağlayan yollar, Ravagers adı verilen agresif ve hızlı düşmanlarla dolu. Yalnızca yürüyerek bu yolları geçmeye çalışırsanız muhtemelen zor anlar yaşayacaksınız.
Wonder Vehicle’ı kullanıyor olsanız bile, seni kovalayan orduları temizleyip varış noktasına mümkün olduğunca hızlı ulaşmak isteyeceksiniz. Haritanın bazı bölgeleri ve yolları oldukça daralıyor; bu da düşmanlar üstünüze üşüştüğünde gergin anlar yaratıyor. Ol’ Tessie hasar alabilir ve tamir edilene kadar hareket edemez hale gelen bir araç.
Başlangıç durumunda oldukça kırılgan, ama Wonder Vehicle’ı zırh ve monte edilmiş bir silah ile yükseltebilirsiniz. Bu, aracın yenilmez olduğu anlamına gelmiyor ama yüksek turlarda gerilimi korumaya yardımcı oluyor. Kendinizi ve Ol’ Tessie’yi hayatta tutma baskısını her zaman hissediyorsunuz. Aynı zamanda aracın Pack-a-Punch görevini üstlendiğini de belirtmeden geçmeyelim.

Black Ops 7’de bizi ve Ol’ Tessie’yi sadece zombiler ve Ravagers’lar durdurmaya çalışmıyor. Ashes of the Damned, oyuna yeni bir zombi ayısı düşman türü olan Zursa’yı da ekliyor. Bu ayı, ısırma ve pençe saldırılarıyla çok güçlü. Oyun, zombiler, Zursa ve arılar üstüne üstüne geldiğinde oldukça tehlikeli hale gelebiliyor. Arılar haritada yayılıp kaçmanızı zorlaştırıyor.
Genel olarak, bu yeni düşman türleri, Ashes of the Damned ile Zombies’ın öngörülemez ve kaotik temposunu korumaya ve pekiştirmeye yardımcı oluyor. Ashes of the Damned’in genel tasarımı ve atmosferi de öne çıkan detaylar arasında. Haritanın tamamı Dark Aether içinde geçiyor. Farklı dünyasal ve göksel mekanlar, çeşitli zaman ve yerlerden gelen POI’leri oluşturmak için buraya taşınıyor ve bu da ilginç bir karşıtlık yaratıyor.
Bu sayede her lokasyon taze ve yeni hissettiriyor, Dark Aether’in karanlık ve ürkütücü estetiğiyle güzel bir şekilde bütünleşiyor. Dark Aether ortamının genel tasarımı, Black Ops 6’nın Liberty Falls başlangıç haritasıyla ilgili büyük şikayetlerden birine çözüm sunuyor.
Liberty Falls, bir zombi kıyametiyle yıkılmış küçük bir kasaba gibi tasarlanmış gündüz temalı bir haritaydı, fakat fazla aydınlık ve normal görünüyordu; bu da tipik olarak Zombies haritalarıyla ilişkilendirilen korku-fantazi estetiğini yeterince yakalayamıyordu. Dark Aether’in ürkütücü gece atmosferi, Ashes of the Damned için gerçekten çok iyi uyuyor ve harita üzerinde görünürlüğü etkilemeden bu tonu koruyor.
Wonder Vehicle ve pist benzeri harita tasarımı dışında, oyunun çoğu özelliği büyük ölçüde Black Ops 6’dan alınmış. Belirli silahları ve zırh yükseltmelerini satın alabileceğin “wall buy” istasyonları, GobbleGum makineleri, field upgrade’ler, Perk-a-Cola makineleri ve Pack-a-Punch mevcut.

Ana başlangıç haritasının yanı sıra, Zombies modu, ölüleri avlamak için başka seçeneklerle de dolu. Vandorn Farm POI, küçük bir hayatta kalma haritası olarak ayrı oynanabiliyor. Bu, daha sınırlı bir Zombies deneyimi sunuyor; gerekli tüm perkler, Pack-a-Punch ve diğer öğelere erişim sağlıyorsunuz ve buradaki amacımız mümkün olduğunca uzun süre hayatta kalmak.
Bu, Ashes of the Damned çok fazla geldiğinde harika bir çözüm çünkü bazen Ol’ Tessie ile uğraşmak veya büyük ölçekli bir haritayla ilgilenmek istemeyebilirsiniz. Son olarak, Treyarch, Black Ops 7 için bir “Cursed” modu da eklemiş. Ashes of the Damned haritasını daha klasik bir Zombies deneyimi için relikler kullanarak özelleştirme imkanı sunuyor.
Ashes of the Damned, Zombies için büyük ölçüde başarılı olan iddialı fikirler sunuyor. Harita devasa ve atmosferik olarak tazeleyici, yeni düşman karşılaşmaları heyecan verici ve Ol’ Tessie ile geçiş öğeleri, deneyimi daha geleneksel haritalardan ayırıyor. Ashes of the Damned, kooperatif deneyim olarak öne çıkarken, Vandorn Farm’ın hayatta kalma haritası, tek başına veya daha yoğun olmayan bir deneyim için eğlenceli bir yol sunuyor.
Her iki durumda da, Black Ops 7, ölüleri avlamak için keyifli yollar sağlıyor.
İnceleme yazımızı toparlayacak olursak; Black Ops 7, Treyarch’ın kendine has psikolojik ve sinematik anlatım tarzını bir kez daha gösterdiği bir oyun olarak öne çıkıyor. Hikaye, Black Ops 2’nin devamı niteliğinde 2035 yılında geçiyor ve David Mason ile Specter One ekibini, The Guild’in yarattığı korku temelli biyokimyasal tehdit Cradle’a karşı mücadelede takip ediyoruz.

Hikaye, bazı yönlerden derin ve sürükleyici olsa da, kötü karakter Emma Kagan’ın zayıf işlenişi ve bazı düşman ve mekan tasarımının tekrara düşmesi hikaye modunun güçlü yönlerini kısmen gölgeliyor. Yine de, psikolojik hallüsinasyon sahneleri ve önceki Black Ops anılarına yapılan göndermeler, seriye hayran olanlar için tatmin edici bir nostalji sunuyor.
Bölüm tasarımı, hem stealth hem de aksiyon odaklı oyun stillerini destekliyor ve co-op seçeneği, dört kişiye kadar oynanabilen senaryolarla deneyimi çeşitlendiriyor. Endgame ile Avalon haritasında sunulan açık dünya ve RPG benzeri ilerleme sistemi, silah ve yetenek yükseltmeleri, hikaye modunu tek başına veya arkadaşlarla uzun süre oynamak için cazip kılıyor.
Ancak her zaman online olma zorunluluğu ve zorluk ayarının sabitlenmiş olması, bazı oyuncular için sınırlayıcı olabilir. Çok oyunculu mod, Treyarch’ın omnimovement sistemi ve yeni hareket mekanikleriyle (duvar zıplamaları, wingsuit, grappling hook) güçlü ve akıcı bir deneyim sunuyor. Harita tasarımları yaratıcı ve çeşitli, Toshin ve Homestead gibi örnekler hem görsellik hem de oynanış açısından öne çıkıyor.
Skirmish ve Overload gibi yeni modlar, büyük ölçekli ve hızlı tempolu rekabet deneyimleri sunarak klasik Black Ops çok oyunculu oyunlarının sınırlarını genişletiyor. Ayrıca, klasik matchmaking’in dönüşü, farklı beceri seviyelerinde oyuncular için çeşitlilik sağlarken, her oyuncunun beklentisini karşılamayabilir.

Zombies modu, Black Ops 7’de bazı taze fikirlerle geri dönüyor. Ashes of the Damned, devasa ve atmosferik haritası, Ol’ Tessie ile geçiş mekaniği, yeni düşman türleri (Ravagers, Zursa) ve hızlandırılmış özel turlar sayesinde, deneyimi daha kaotik ve sürükleyici hale getiriyor. Vandorn Farm gibi daha kompakt hayatta kalma haritaları ve Cursed modu ile esneklik ve nostalji seçenekleri sunuluyor. Genel olarak mod tatmin edici.
Sonuç olarak, Black Ops 7 seriyi tazeleyen ve çeşitli deneyimler sunan, hem hikaye hem çok oyunculu hem de Zombies modlarında derinlikli ve uzun ömürlü bir oyun. Bazı eksiklikler ve nostaljiye dayalı riskler olsa da, Treyarch bu yılki Black Ops deneyimini psikolojik gerilim, akıcı oynanış ve yaratıcı mekan tasarımıyla dengeliyor. Black Ops 7, hem seriye sadık kalan hem de yeni oyuncular için cazip bir Call of Duty deneyimi sunuyor.
İlginizi Çekebilir: Call of Duty: Black Ops 6 İnceleme
Peki siz Call of Duty: Black Ops 7 inceleme yazımız hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi hemen aşağıda yer alan yorumlar sekmesi üzerinden bizlerle paylaşmayı unutmayın sevgili geek.tr okuyucuları.
Call of Duty: Black Ops 7 (PS5)
Call of Duty: Black Ops 7; güçlü co-op hikaye, eğlenceli çok oyunculu ve yenilenmiş Zombies modu ile tatmin edici bir deneyim sunuyor.
Artılar
- Psikolojik Ve Sinematik Hikaye
- Endgame
- Akıcı Çok Oyunculu Hareket (Duvar Zıplama, Grappling Hook)
- Çeşitli Ve Görsel Olarak Çekici Haritalar
- Skirmish Ve Overload Modları
- Zombies Modunda Büyük Ve Atmosferik Harita
- Klasik Matchmaking Dönüşü
Eksiler
- Zayıf ve Derinlikten Uzak Karakterler
- Tekrar Eden Haritalar Ve Düşmanlar
- Sabit Zorluk Ayarı



