Günümüzün oyun dünyasında sık sık “bir sonraki büyük şey” olmaya çalışan yüksek bütçeli yapımlar görüyoruz. Echoes of the End ise tam tersine, hedefleri çok yüksek görünmeyen yapısıyla öne çıkıyor. Bu sayede de ilginç bir deneyim sunuyor. Myrkur Games tarafından geliştirilen ve Deep Silver, Prime Matter ve Plaion tarafından yayınlanan Echoes of the End çıkışını gerçekleştirdi. Tüm detaylarıyla Echoes of the End inceleme yazımız yayımda!
Echoes of the End İnceleme
Oyunda sebepsiz bir savaşın anlatıldığı destansı bir hikaye mevcut. Daha ilk bölümlerde karşımıza birçok özel isim çıkıyor ve bunları akılda tutmak zor olabiliyor. Ancak işin oynanış tarafına geldiğimizde, Echoes of the End, birçok yönden PS3 ve Xbox 360 döneminin aksiyon RPG’lerini hatırlatan bir yapıya sahip. Bu da hiç de kötü bir şey değil.
Hikayenin başlangıcı oldukça sade. Güçlü bir büyücü olan Ryn rolündesiniz. Kardeşi Cor ile birlikte ülkelerinin sınırlarını koruyan Wards’ların güvenli olduğundan emin olmak için kırsalda rutin bir görev üstleniyorlar. Küçük tehditlerle uğraştıktan kısa süre sonra, komşu krallık Reigendal askerleriyle karşılaşıyorlar.
Ana Ward’a vardıklarında ise bu işgalci orduda da Ryn adında biri olduğu ve onun Wards’u içeriden yok etmenin yolunu bulduğu ortaya çıkıyor. Beklendiği gibi çatışma çıkıyor. Olayların devamında Cor işgalciler tarafından kaçırılıyor. Düşmanların onu hemen öldürmeyeceklerini biliyoruz, çünkü gizli işgallerinde yerel bir rehbere ihtiyaçları var.

Yine de işler tamamen umutsuz değil. Ryn, bölgede bulunan dost bir bilgin olan Abram Finley tarafından kurtarılıyor. Abram’ın, Ryn’in ölen babasının da bir tanıdığı olduğunun ortaya çıkmasıyla, ikili birlikte yakınlardaki askeri kampı yaklaşan işgal konusunda uyarmak için yola çıkıyor. Uzun lafın kısası hikayemiz sürprizlerle dolu değil. Ancak Cor’u kurtarma gibi kişisel motivasyonları, Reigendal’ın istilası gibi büyük tehditlerle birleştirerek gayet uygun bir gerilim yaratıyor.
Echoes of the End’in karakter odaklı yapısı düşünüldüğünde, en ilginç yazımlar Ryn’in yol arkadaşlarıyla olan etkileşimlerinden doğuyor. Oyunun başlarında Ryn ve Cor’un ilişkisini, aralarındaki mesafeyi, babalarının onlara nasıl davrandığını ve Cor’un annesinin hayatlarındaki tartışmalı rolünü öğreniyoruz. Ryn başlangıçta soğuk biri gibi görünse de (örneğin kardeşinin elini tutmayı reddetmesi), bunun nedenleri kısa sürede açıklanıyor.
Sonuçta Ryn’in tavrı, kardeşini koruma isteğinden kaynaklanıyor… Abram ise Ryn için değerli bir yoldaş oluyor. Ryn’in babasını tanıdığı için farklı bakış açıları sunuyor. Aynı zamanda işgalin dehşetiyle yüzleşirken, ikilinin dostluk geliştirdiğini görüyoruz. Karakter yazımı oldukça güçlü; bazı karakterler ilk etapta tek boyutlu görünse de zamanla derinleşiyorlar.

Tek eksik nokta, antagonistlerin çok fazla sahneye çıkmaması. Genellikle isimsiz askerlerle savaşırken buluyoruz kendimizi. Hikaye güzel bir temel sunsa da, asıl işi bir arada tutan kısım oynanış oluyor. Echoes of the End, zorluk açısından yumuşatılmış bir souls-like sistem sunuyor. Genellikle 2 ila 5 düşmanla savaşıyorsunuz. Mekan tasarımları dövüşler için özel hazırlanmış gibi hissettiriyor.
Ayrıca düşmanları tek tek çekmek yerine daha yaratıcı yollarla başa çıkmanızı sağlayacak birçok araca sahipsiniz.
Abram dövüşlerde de kritik bir rol üstleniyor. Ona hedefinize saldırmasını söyleyerek düşmanı kısa süreliğine sersemletebiliyor ve böylece ağır bir saldırıya açık hale getirebiliyorsunuz. Zaman zaman düşmanı yere sabitleyerek hızlı bir öldürme fırsatı da sunuyor. Abram’ın da kendine ait bir yetenek ağacı var. Zamanla yeni saldırılar ve farklı destek mekanikleri kazanıyor.
Ryn, yerçekimi odaklı büyülere sahip. Başlangıçta sahip olduğunuz Shift yeteneğiyle düşmanları çekip itebiliyorsunuz. Bir düşmanı diğerine çarpıştırmak ve ardından kılıç darbeleriyle bitirmek mümkün. Zamanla yeni büyüler açılıyor. Özellikle çoklu düşmanlarda yeteneklerin çeşitliliği fark yaratıyor. Ancak çoğu yeni büyü, aslında temel güçlerin geliştirilmiş hallerinin oluşumundan ibaret.

Savunma tarafında ise klasik bloklama ve kaçınma var. Doğru zamanlı parry ile düşmanı karşı saldırıya açık hale getirebiliyorsunuz. Bunlar yetenek ağacında daha da geliştirilerek yeni saldırılarla bağlanabiliyor. Örneğin başarılı bir parry sonrasında büyü patlaması yapabilir ya da doğru zamanlı bir kaçış sonrası yere vurarak alan hasarı verebilirsiniz.
Savaş sistemi potansiyel olarak derin olsa da, bu potansiyel tam kullanılmıyor. Düşmanlar genelde tek boyutlu kalıyor. Farklı silahlar kullansalar bile bunları ilginç biçimde kullanmıyorlar. Çeşitlilik genellikle daha fazla okçu karşınıza çıkarmakla sağlanıyor. Grappling hook benzeri silahlar kullanan düşmanlarla daha çok karşılaşmak hoş olurdu.
Bunun yerine genellikle standart düşmanlarla ya da zaman zaman ilginç boss savaşlarıyla yetiniyoruz.
Yetenekler basit bir seviye sistemiyle açılıyor. Düşman öldürmek ve koleksiyon eşyaları bulmak size deneyim puanı kazandırıyor. Bu puanlar, yetenek ağacında harcanarak yeni güçler, mevcut büyülerin geliştirilmiş halleri ya da sağlık/mana gibi basit yükseltmeler kazandırıyor. Büyük RPG’lerdeki devasa yetenek ağaçlarıyla kıyaslandığında sade kalıyor. Ancak bu sadelik oyunun temposuna iyi geliyor, anlatıya ve karakter yazımına odaklanılmasını sağlıyor.

Düşman karşılaşmaları arasına yerleştirilen çevre bulmacaları, Myrkur Games’in tasarım becerisini ortaya koyuyor. Yeni mekanikler önce basit bulmacalarla tanıtılıyor, ardından giderek karmaşıklaşıyor. Bazı bölümlerde üst üste dövüşler yaşasanız da, çoğunlukla köprüleri ve makaraları manipüle etme gibi bulmacalar veya platform bölümleri tempoyu dengeliyor. Bu anlar ayrıca Ryn ve Abram’ın diyaloglarına da alan açarak karakter derinliğini destekliyor.
Genel oynanış yapısı, dövüşlerin belirli arenalarda gerçekleştiği ve bunların bulmacalar ya da platform öğeleriyle ayrıldığı eski dönem oyunlarını hatırlatıyor. Bu anlayışın kökeni PS2 dönemine kadar uzanıyor diyebiliriz. Ancak Echoes of the End, çok daha cilalı bir iş sunuyor. Görseller oyunun en güçlü yanlarından biri. Dağ yolları, yanmış köyler, ölülerle beslenen yaratıkların barındığı mağaralar gibi manzaralar hem güzel hem ürkütücü anlar sunuyor.
Performans tarafında da işler yolunda. Ufak tefek kare hızı düşüşleri yalnızca ilk bölümlerde gözüme çarptı. Oyunu PS5 üzerinden deneyimedim. Teknik açıdan can yakan bir sorun ile karşılaşmadığımı gönül rahatlığıyla dile getirebilirim. Müzikler ise çoğunlukla geri planda kalsa da atmosferi destekliyor. Yer yer büyük orkestral parçalar duyuluyor, ama genel olarak sessizlik ve sade ezgiler tercih edilmiş.

Dövüşlerde ses efektleri özellikle güçlü; kılıç darbeleri ve büyülerin etkisi tatmin edici geldi. İnceleme yazımızı toparlayacak olursak; Echoes of the End, Myrkur Games’in ilk oyunu olarak oldukça umut verici bir çıkış yaptı. Hikaye daha büyük olaylara işaret etse de kişisel kalmayı başarıyor. Oynanış ise bulmacalar, platform bölümleri ve dövüşler arasında dengeli bir tempo yakalıyor.
Yaklaşık 17 saatlik hikaye süresi boyunca sıkılmadan finale kadar geldim. Dövüşler çok derin olmasa da, Ryn’in büyülerini ve Abram’ın desteğini doğru kullandığınızda oldukça keyifli anlar ortaya çıkabiliyor. Platform ve bulmaca bölümlerindeki sakinlik de tempoyu iyi dengelemiş. Oyunun Türkçe dil desteği sunduğunu da belirtmeden geçmeyelim.
Sonuç olarak Echoes of the End, güçlü görselleri, başarılı karakter yazımı ve eğlenceli dövüşleriyle hafta sonuna sığabilecek keyifli bir aksiyon-macera RPG’si olarak bizleri selamladı. Derin bir RPG ya da çok zorlayıcı bir aksiyon oyunu arıyorsanız beklentilerinizi karşılamayabilir. Ancak hafta sonu bitirilebilecek, keyifli bir çıtır, çerez aksiyon-macera oyunu arayışındaysanız, Echoes of the End kesinlikle denemeye değer.
İlginizi Çekebilir: Hell is Us İnceleme
Peki siz Echoes of the End inceleme yazımız hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi hemen aşağıda yer alan yorumlar sekmesi üzerinden bizlerle paylaşmayı unutmayın sevgili geek.com.tr okuyucuları.
Echoes of the End (PS5)
Derin bir RPG ya da çok zorlayıcı bir aksiyon oyunu arıyorsanız beklentilerinizi karşılamayabilir. Ancak hafta sonu bitirilebilecek, keyifli bir çıtır, çerez aksiyon-macera oyunu arayışındaysanız, Echoes of the End kesinlikle denemeye değer.
Artılar
- Güçlü Karakter Yazımı ve Diyaloglar
- Görsel Açıdan Etkileyici Dünyalar
- Dengeli Tempo: Dövüş, Bulmaca ve Platforming Geçişleri
- Türkçe Dil Desteği
Eksiler
- Düşman Çeşitliliği Sınırlı
- Dövüş Sistemi Derinlikten Yoksun



