Far From Home tarafından geliştirilen ve yayınlanan Forever Skies çıkışını gerçekleştirdi. Peki Forever Skies bizlere neler sunuyor? Hayatta kalma türünü ne kadar derinlemesine işliyor? Tüm detaylarıyla Forever Skies inceleme yazımız yayımda!
Forever Skies İnceleme
2023’te Erken Erişim olarak çıkan ve pek çok güncelleme alan Forever Skies’ın 1.0 sürümü artık PlayStation 5, Xbox Series X|S ve Steam üzerinden PC’de erişilebilir durumda. Üs kurma odaklı hayatta kalma oyunu, Erken Erişim kapsamında olumlu geri dönüşler almayı başarmıştı. Peki tam sürüm de aynı olumlu izlenimi bırakıyor mu?
Bu türün bir hayranı olarak, PlayStation üzerinden tam sürüme kavuşmak beni epey heyecanlandırdı. Oyuna ilk girdiğinizde, ister tek başınıza ister eşli oyuncu ile Hikaye Moduna doğrudan başlama seçeneğiniz oluyor ve üç farklı zorluk ayarı sunuluyor. Ben tek başıma oynamayı tercih ettim ve kısa açılış sahnesi, başlayacak maceranın tonunu hemen belirledi.
Küçük bir kulede başlıyorsunuz ve daha ilk dakikalarda, arka arkaya yağmur gibi yağan öğretici görevlerle karşılaşıyorsunuz. Bir hedefi tamamlamanızla birlikte hemen yenisi geliyor; yalnızca beş dakika oynamışken bu yoğunluk biraz bunaltıcı olmadı değil. Üstelik yiyecek ve su seviyem tehlikeli derecede düşmeye başlayınca, daha şimdiden hayatta kalma mücadelesine girmişim gibi hissettim.
Pek çok hayatta kalma oyununda üssünüzü tek bir noktada, sıfırdan inşa edersiniz ancak Forever Skies size hem pilotluk yapacağınız hem de “eviniz” olacak bir gemi veriyor. Raft’ın işleyişine benzer bir yapısı var ama hurda tahtalardan oluşan bir sal yerine çok daha futuristik bir araçla başlıyorsunuz. İlk etapta daracık, tek odalı bir hava geminiz oluyor ve gerekli makinelerin hepsine yer açmakta zorlanıyorsunuz.

Ancak zamanla o küçücük araç, göklerde dolaşan devasa bir makineye dönüşüyor. Zeplinvari aracımı çalışır hale getirdikten sonra, sonraki birkaç saatimi bir kuleden diğerine süzülerek geçirdim. Buralarda kaynak toplayıp yeni tarifler açarak gemiyi geliştirdim. Bir süre sonra ise işin özü “buraya git, eşyaları topla, sonra benzer görünümlü bir sonraki yere geç” döngüsüne dönüyor.
Hayati değerlerimi (özellikle açlık ve susuzluk) sürekli kontrol etmem gerekiyordu ama gerçek anlamda büyük bir zorlukla karşılaştığımı söyleyemem. Yine de, keşfi ve yaratıcılığı ödüllendiren bir oyun arıyorsanız Forever Skies bunu fazlasıyla veriyor. Eninde sonunda Dünya’nın radyasyonla kaplı yüzeyine inmeye başlıyorsunuz. İşte Forever Skies burada biraz daha açılıyor ve yeni zorluklar sunuyor.
Oksijen bu bölgede en yakın dostunuz; tükenmesi kesin ölüm demek. Fakat zehirli havayı solumak, sizi öldürebilecek tek şey değil. Mutasyona uğramış böcekler ve yabansı yaratıklar pek dost canlısı değil, bu yüzden burada savaş sistemi devreye giriyor. Basit olsa da, ilerlemek için yapmanız gereken yoğun kaynak toplama döngüsünü biraz olsun bölüp nefes aldırıyor.
Bu tehlikeli alanlar, gökyüzünün görece güvenli bölgelerinde bulamayacağınız eşyaları toplamayı zorunlu kıldığı için önemli. Yalnız, yanınıza bolca oksijen tüpü almadan aşağıda fazla oyalanmamaya bakın derim. Bir süre sonra çeşitli sorunlara yol açan enfeksiyonlarla da uğraşmanız gerekiyor. Bunlar yavaş yavaş can kaybetmekten halüsinasyonlar görmeye kadar uzanıyor.

Enfeksiyonlar tedavi edilebiliyor ancak hikaye ilerledikçe bağışıklık direnciniz düşüyor ve yalnızca geçici güçlendirmelerle kısa süreliğine artırılabiliyor. Zaman zaman sinir bozucu olabilen ama ilgi çekici bir mekanik bu. Üstelik beni sürekli bir çare bulma telaşıyla ileriye iten şeylerden biri oldu.
Peki, bir zamanlar Dünya olarak bilinen bu kıyamet sonrası harabede neden durmadan üretim yapıyor, hayatta kalmaya çalışıyor ve türlü sıkıntı çekiyoruz? Bilim insanımız (eşli oynuyorsanız bilim insanlarımız) gezegene, küresel bir ekolojik felaketin yüzeyi zehirli tozlarla kaplayıp burayı yaşanamaz hale getirmesinden ve insanlığı yok olmanın eşiğine getirmesinden yüzyıllar sonra geri dönüyor.
Artık yıl 2637 ve insanlık ARK isimli uzay istasyonunda hayatta kalmaya tutunuyor.
Karakterimiz, yıllar önce ne olduğunu anlamak için Dünya’ya iniyor. Aynı zamanda hem kendisini hem de ARK’taki pek çok insanı etkileyen bir virüse çare bulmayı ve daha önce gönderilen keşif ekibinin akıbetini öğrenmeyi umuyor. Dünya’nın dört bir yanına dağılmış veri panellerinde kayıp ekibin günlüklerini ve çeşitli hikaye parçalarını buluyorsunuz.
Bunlar, oyunun dünyasını ve arka plan bilgisini daha dolu hissettiren unsurlar arasında. Genel olarak Forever Skies, kıyamet sonrası bir dünyada geçmesine rağmen canlı renklerle ve etkileyici manzaralarla dolu, görsel açıdan çarpıcı bir yapım. Yüksek bir yapının tepesine çıkıp tehditkar toz bulutlarına ve etrafta süzülen tuhaf enkazlara bakmak gerçekten büyüleyici bir görüntü sunuyor.

Gerçekçiliğe çok bağlı olmasa da havalı ve kendine has bir bilimkurgu estetiği var. İster gökyüzünden manzarayı izleyin ister aşağıdaki puslu toz bulutlarında dolaşın, ortaya konan atmosfer gerçekten etkileyici. Bu tür ıssız ortamlarda geçen oyunlarda sıkça gördüğümüz sıkıcı gri ve kahverengi tonlara yönelmek yerine böylesine özgün bir görünüm yaratmayı tercih ettikleri için geliştirici ekibi tebrik etmek gerek.
Oyunun PlayStation 5 sürümünde yer yer kare hızı sorunlarıyla karşılaştım. Quality modunda 30 FPS’i korumakta sık sık zorlandığı için en iyi deneyim Performance modunda elde ediliyor. Performance modu bazı doku ve ışıklandırma detaylarından ödün veriyor ama çok daha stabil bir kare hızı sunuyor. Yine de özellikle yağmur fırtınaları sırasında ufak tefek kare düşüşleri olmuyor değil.
Bunun dışında, çoğu zaman oyun akıcı bir şekilde çalışıyor (en azından Performance modunda). Karşılaştığım hatalar ise ufak tefek doku titremeleri ve bazı nesnelerin hafifçe iç içe geçmesi gibi küçük sorunlarla sınırlıydı. Gelecek güncellemelerle bu sorunların rahatlıkla aşılabileceği görüşündeyim. Müziğin neredeyse hiç duyulmamasına rağmen ses tasarımı beni oldukça etkiledi.
Keşif yaparken çoğu zaman sessizlik hakim ve bu, harap olmuş bir tesiste dikkatle ilerlerken yanınızda sadece birkaç ceset varken bile tedirgin bir atmosfer yaratıyor. Kesinlikle biraz daha ortam sesi olmasını isterdim ama müziği ölçülü kullanmak, oyuncunun sürekli bir tehlike hissi içinde kalmasını sağlamanın etkili bir yolu olmuş.

Oyunun dünyası rastgele değil, el işçiliğiyle tasarlanmış, bu da tekrar oynanabilirliği bir ölçüde sınırlıyor. Yine de, Forever Skies bir hafta sonunda bitirilebilecek türden bir oyun değil. Keşfedilecek birçok alan ve üretilecek daha da fazla eşya var. Elbette hikaye görevlerini mümkün olduğunca hızlı geçmeye çalışabilirsiniz ama bu oyunun temel deneyiminden ödün vermek olur.
Oyunu yavaş yavaş keşfetmek, gizli alanları bulmak ve hava geminizi tam bir güç merkezine dönüştürmek kesinlikle buna değer. İnceleme yazımızı toparlayacak olursak; Forever Skies, evreni size yedirerek tanımlayan bir yapım. Gerçek anlamda ilerleme kaydettiğinizi hissetmek biraz zaman alıyor.
Oyun, tekin hissettirmeyen doğası, enfeksiyonlar ve kan isteyen yaratıklara rağmen eşyaları ararken rahatlatıcı bir deneyim sunuyor. Keşif ve tatmin hissi sürekli bir ödül olarak oyuncuya geri dönüyor. Görsel ve atmosferik olarak etkileyici, hava geminizi geliştirmek ve gizemleri çözmek tatmin edici. Ufak aksaklıklar ve tekdüzelik olsa da, kıyamet sonrası Dünya’yı keşfetmek isteyenler için keyifli bir yolculuk sunuyor.
İlginizi Çekebilir: A Quiet Place: The Road Ahead İnceleme
Peki siz Forever Skies inceleme yazımız hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi hemen aşağıda yer alan yorumlar sekmesi üzerinden bizlerle paylaşmayı unutmayın sevgili geek.tr okuyucuları.
Forever Skies (PS5)
Forever Skies, yavaş ilerleyen ama keşif ve yaratıcı oynanışı ön plana çıkaran bir hayatta kalma deneyimi sunuyor. Görsel ve atmosferik olarak etkileyici, hava geminizi geliştirmek ve gizemleri çözmek tatmin edici. Ufak aksaklıklar ve tekdüzelik olsa da, kıyamet sonrası Dünya’yı keşfetmek isteyenler için keyifli bir yolculuk.
Artılar
- Görsel Olarak Çarpıcı
- Kendine Has Sci-Fi Estetiği
- Keşif Ve Yaratıcılığı Ödüllendiren Oynanış
- Hava Gemisini Geliştirmek Tatmin Edici
- Atmosferik Ses Tasarımı Ve Gerilim Hissi
Eksiler
- Başlangıçta Yoğun Görev Döngüsü Bunaltıcı Olabiliyor
- Bazı FPS Düşüşleri Ve Ufak Grafik Hataları
- Görev Yönlendirmeleri Zaman Zaman Kafa Karıştırıcı
- Kaynak Toplama Döngüsü



