Warhorse Studios‘un geliştirdiği, Deep Silver’ın ise yayıncılığını üstlendiği Kingdom Come Deliverance 2 çıkışını gerçekleştirdi. Peki Kingdom Come Deliverance’ın devamı niteliğinde olan Kingdom Come Deliverance 2 bizlere neler sunuyor? Oynamaya değer mi? Tüm detaylarıyla Kingdom Come Deliverance 2 inceleme yazımız yayımda!
Kingdom Come Deliverance 2 İnceleme
Warhorse Studios, ilk oyunun başarısının ardından Kingdom Come: Deliverance 2 ile karşımızda ve rahatlıkla söyleyebilirim ki bu devam oyunu, ilk yapımdan neredeyse her açıdan daha iyi bir deneyim sunuyor. Hikaye anlatımı çok daha güçlü, karakterler daha derin, politik entrikalar daha ilgi çekici ve seçimlerinizin sonuçları daha hissedilir durumda.
Özellikle ana karakterimiz Henry, bu oyunda nihayet tam anlamıyla kendi kimliğini buluyor. İlk oyunda biraz silik bir karakter olarak görünen Henry, Deliverance 2’de çok daha canlı, çok daha insani ve çok daha bağ kurulabilir bir hale getirilmiş. Kingdom Come: Deliverance 2, tıpkı ilk oyun gibi 15. yüzyıl Bohemya’sında geçiyor ve tarihsel doğruluk konusunda son derece iddialı.
Skyrim gibi birinci şahıs bakış açısına sahip olmasına rağmen, burada büyü, ejderhalar ya da fantastik öğeler yok. Oyun tamamen gerçekçilik üzerine kurulu ve bu yaklaşım oynanışın her noktasına işlenmiş durumda.

Henry, tıpkı gerçek bir insan gibi yemek yemek, uyumak ve dinlenmek zorunda. Ancak Deliverance 2, bu sistemi ilk oyuna kıyasla çok daha dengeli bir şekilde sunuyor. Aç kalmak, uykusuzluk ya da yorgunluk; Henry’nin karizmasını, ikna kabiliyetini ve hatta dövüş performansını doğrudan etkiliyor. Fakat bu kez denge çok iyi sağlandığı için, oynanış akışını bozan gereksiz bir yük haline gelmiyor.
Deliverance 2’de yaptığınız her tercih bir sonuca yol açıyor. Bir görevi seçmeniz, başka bir görevi zorlaştırabiliyor; bazen zaman kaybı nedeniyle Henry yorgun düşebiliyor, bu da savaşta ya da konuşmalarda başarısız olmanıza neden olabiliyor. Bununla birlikte oyun size çok fazla özgürlük tanıyor. Hemen her durumda konuşarak, hırsızlık yaparak veya farklı yollar deneyerek bir çıkış bulmanız mümkün.
Bu özgürlük hissi muazzam olsa da, bazen oyunun neden belirli tepkiler verdiğini anlamak zor olabiliyor. Örneğin, bir hana gidip oda istediğinizde han sahibi size hiçbir açıklama yapmadan sert bir şekilde karşı çıkabiliyor. Oyuncuya daha net bir geri bildirimler verilmesi taraftarıyım. Yapım, el işçiliği ve üretim mekaniklerinde de oldukça derin bir deneyim sunuyor.

İksir hazırlama (simya) ve silah dövme gibi sistemler, kısa bir eğitimin ardından tamamen sizin yaratıcılığınıza bırakılıyor. Topladığınız tariflerle farklı iksirler hazırlayabilir, pratik yaptıkça daha hızlı ve daha verimli bir şekilde üretim yapabilirsiniz. Örneğin, simyada kum saatinin kaç saniyeyi ölçtüğünü ezberlediğinizde, bazı adımları tamamen atlayabilir ve daha gelişmiş ürünler elde edebilirsiniz.
Bu yaklaşım, oyuncuyu gerçekten öğrenmeye ve ustalaşmaya teşvik ediyor. Sistem ilk başta karmaşık gibi görünse de, alıştığınızda son derece tatmin edici bir hal alıyor. İlk oyunda altı farklı saldırı yönü bulunurken, Deliverance 2 bu sayıyı dörde indirerek sistemi daha anlaşılır hale getirmiş. Ancak bu bir basitleştirme değil, tam aksine daha stratejik bir yapı kazandırılmış.
Oyuna eklenen kombo sistemi, belirli saldırı yönlerini doğru sırayla birleştirerek Henry’nin özel hamleler yapmasını sağlıyor. Dövüş sistemi öğrenmesi kolay ama ustalaşması zor bir yapı sunuyor. Başlangıçta zorlanabilirsiniz, özellikle birden fazla düşmana karşı savaşıyorsanız. Ancak zamanla hem Henry hem de siz gelişiyorsunuz ve bu ilerleme hissi gerçekten insanı zevke getiriyor.

Deliverance 2’de Henry’nin yanında Mutt adında bir köpek dostu ve bir de at bulunuyor. Mutt’u, ilk oyunun DLC’sinden tanıyoruz ve yalnızca savaşlarda değil, kokuyla iz sürme, düşmanları oyalama veya saldırı komutları gibi çeşitli görevlerde de kullanılabiliyor. Ancak, bazen beklenmedik şekilde havlaması gizli görevlerde başınıza iş açabiliyor, bu yüzden onu iyi eğitmek önemli.
Ana hikaye yaklaşık 40-60 saat civarında sürüyor. Yan görevleri de deneyimlemek isterseniz bu süre rahatlıkla iki katına çıkabilir. Üstelik yan görevlerin çoğu, sıradan “git-al” tarzı görevlerden çok daha fazlasını sunuyor. Bazı görevlerde Orta Çağ insanlarının batıl inançları, korkuları ve psikolojik sorunları üzerine derin hikâyeler keşfediyorsunuz.
Örneğin, bir askerin anksiyetisini tedavi etmeye çalıştığınız bir yan görev var ki, bu, o dönemde ruh sağlığına dair ne kadar az şey bilindiğini gösteren etkileyici bir detay. Hatta kimi görevlerde köylülerin ejderha gördüklerini ya da iblisler tarafından ele geçirildiklerini iddia ettiklerine tanık oluyorsunuz. Tüm bunlar, oyunun hikaye anlatımını daha da zenginleştiriyor.

İlk oyunun aksine Deliverance 2, çok daha stabil ve optimize edilmiş bir şekilde piyasaya çıktı. Bazı ufak kozmetik hatalar ve harita yüklemelerinde yaşanan birkaç saniyelik gecikmeler dışında ciddi bir problem bulunmuyor. Özellikle konsollarda (oyunu standart PS5 üzerinden deneyimledim), kalabalık sahnelerde zaman zaman küçük performans düşüşleri olsa da genel anlamda oyun oldukça akıcı işliyor.
Görsel tasarım ise zamana ve mekana uygun, gerçekçi bir atmosfer sunuyor. Performans ve kalite modları arasında seçim yapabiliyor ancak performans modunda bile manzaralar son derece etkileyici görünüyor. Orijinal müzik tasarımı da harika; arp, yaylılar ve flütler, Bohemya’nın tarihî dokusunu kusursuz bir şekilde yansıtıyor. Kingdom Come: Deliverance 2, ilk oyunun temelini korurken, neredeyse her alanda daha iyi bir deneyim sunuyor.
Hikaye anlatımı çok daha güçlü, karakterler daha inandırıcı, oynanış mekanikleri daha dengeli ve seçimlerinizin etkisi daha hissedilir. Ufak tefek teknik sorunlara rağmen, Warhorse Studios bu kez çok daha olgun ve kapsamlı bir yapım ortaya koymuş. Eğer gerçekçi bir Orta Çağ deneyimi arıyorsanız, Deliverance 2 bu yılın kaçırılmaması gereken RPG’lerinden biri. Oyunun resmi olarak Türkçe dil desteği sunduğunu da belirtmeden geçmeyelim.

İnceleme yazımızı toparlayacak olursak; Kingdom Come: Deliverance 2, orijinal oyunun üzerine zahmetsizce inşa edilerek tam anlamıyla bir açık dünya deneyimi sunuyor. Bazı karmaşık sistemler ve affetmeyen tasarım tercihleri bazı oyuncuları zorlayabilir ancak yapım, ilk oyunun sahip olduğu potansiyeli çok daha iyi bir şekilde ortaya koymayı başarıyor.
İlginizi Çekebilir: Dragon’s Dogma 2 İnceleme
Oyun sürükleyici, heyecan verici ve çok daha davetkar bir deneyim sunuyor. Bu yönüyle, gerçek anlamda başarılı bir devam oyunu olmayı hak ediyor. Peki siz Kingdom Come: Deliverance 2 inceleme yazımız hakkında ne düşünüyorsunuz?
Düşüncelerinizi hemen aşağıda yer alan yorumlar sekmesi üzerinden bizlerle paylaşmayı unutmayın sevgili geek.com.tr okuyucuları.
Kingdom Come Deliverance 2 (PS5)
Kingdom Come: Deliverance 2 sürükleyici, heyecan verici ve çok daha davetkar bir deneyim sunuyor. Bu yönüyle, gerçek anlamda başarılı bir devam oyunu olmayı hak ediyor.
Artılar
- Geliştirilmiş Açık Dünya
- Dengeli Oynanış Sistemi
- Derin Hikaye Anlatımı
- Atmosfer ve Görsellik
- Sürükleyici Ana ve Yan Görevler
- Türkçe Dil Desteği
Eksiler
- Yüklenme Süreleri
- Kaynak Yönetimi Riskli ve Zorlayıcı
- Kalabalık Sahnelerde FPS Düşüşleri
- Hayatta Kalma Elementleri Sabır Gerektiriyor



