Saber Interactive tarafından geliştirilen ve Focus Entertainment’ın yayıncılığını üstlendiği RoadCraft çıkışını gerçekleştirdi. Simülasyon türü, detaylara olan düşkünlüğüyle herkesin zevkine hitap etmeyebilir. Bazen sıkıcı denebilecek görev döngüleri, oyuncunun sabrını sınayabilir. Bu türün ustalıkla dengelenmiş bir oynanış formülü bulması oldukça zordur: hem eğlenceli hem de gerçeğe sadık kalınması gerekilir.
RoadCraft, bu dengeyi büyük ölçüde kurmayı başarmış.
Kökenlerinin MudRunner oyunlarına dayandığını düşünürsek, bazı inatçı oyun sistemleri yüzünden klasik inşaat simülasyonlarından gelen oyuncular için fazla “katı” kaçabilir. Yine de bu, onu piyasada yer alan diğer birçok simülasyon oyunundan daha iyi bir konuma taşımaya yetecek kaliteyi sunmadığı anlamına gelmiyor.
RoadCraft son zamanlarda oynadığım en zevkli sim yapımlarından biri olmayı başardı. Peki RoadCraft bizlere neler sunuyor? Tüm detaylarıyla RoadCraft inceleme yazımız yayımda!
RoadCraft İnceleme
RoadCraft, kendi afet müdahale şirketinizi kurmanızla başlıyor. Dünyanın dört bir yanında gerçekleşen doğal afetlerin ardından bölgeye ulaşıyor, enkazı kaldırıyor ve yeniden inşa sürecini üstleniyorsunuz. Sekiz ana hikaye görevinden ve hiratadan oluşan oyun, ilk bakışta kısa gibi görünebilir. Ancak her bir görev onlarca ana hedefe ve yan görevlere sahip.
Kısacası: saatlerce, hatta günlerce sürecek bir içerik sizi bekliyor. İsterseniz saatlerce aralıksız oynayıp hedefleri peş peşe tamamlayabilirsiniz. Fakat ben oyunu her seferinde bir-iki saatlik dilimlerde oynamayı tercih ettim. Bu şekilde, RoadCraft benim için neredeyse huzur verici bir deneyime dönüştü. Sabah işe gider gibi oyuna girip bir yol döşedim, elektrik hattı çektim veya bir malzeme yükünü haritanın bir ucundan öbür ucuna taşıdım – sonra oyunu kapatıp günüme devam ettim.
Sanki gerçekten bir inşaat müteahhidiymişim gibi rol yaparak ilerlemek oldukça tatmin ediciydi.
Bu rahatlık hissi sizi yanıltmasın: RoadCraft gerçekten zor bir oyun. Örneğin, başarısız birkaç denemeden sonra bir lojistik rotasını sorunsuzca planlamak ya da vincin yükünü döndürerek daha kolay taşıma sağlamak gibi detaylar, insana hakikaten başarmışlık hissi veriyor.

Bu başarı hissinin arkasında ise MudRunner oyun motoruna benzer bir sistem var: gerçek zamanlı arazi deformasyonu, detaylı araç fiziği, diferansiyel kilidi, dört çeker yönetimi gibi mekanikler, sizi her an düşünmeye itiyor. Zemin ıslaksa, batarsınız. Arazi çamurluysa, ekipmanınız saplanır kalır. Her şeyin bir bedeli ve karşılığı var – tıpkı gerçek dünyada olduğu gibi.
Oyunda başarısızlıkla karşılaşmak olağan. Bir jeneratörü çekerken çamura saplanmak, varille çarpışıp vinci devirmek ya da aracınızı haritanın en uzak köşesindeki üssünüzde yeniden başlatmak zorunda kalmak, sinir bozucu olabilir. Ama işte tam da bu noktada oyun sizi kendine bağlıyor. Mücadele ediyorsunuz, öğreniyorsunuz, sabrediyorsunuz. Ve o sabrın sonunda, gerçek bir ustalık duygusu geliyor.
RoadCraft’ta her şeyin başı ekipman. Başlangıçta verilen araçlar ile uğraşmak zor; taşıma kapasitesi sınırlı, yol tutuşu zayıf. Ancak birkaç işten kazandığınız parayla yeni araçlar satın aldıkça oyun çok daha akıcı ve keyifli hale geliyor. Örneğin, ayrı ayrı vinç ve kamyon kullanarak boru taşıdıktan sonra tek araçta bu işi halleden çok işlevli vinçli kamyonu açınca “işte bu!” diyorsunuz.

Oyunda 40’tan fazla araç var: damperli kamyonlar, dozerler, vinçler, testere kamyonları, asfalt sericiler ve daha fazlası. Her yeni araç, yepyeni bir iş koluna kapı aralıyor. Oyunun temposu ise gayet yerinde: yavaş yavaş yeni görevler ve ekipmanlar tanıtılıyor, oyuncuya alışma fırsatı tanınıyor. Her aracın kontrol şeması birbirinden farklı olabiliyor. Aynı görev türünü yapan iki farklı vinç bile farklı tuş kombinasyonları kullanabiliyor.
Bu durum biraz karışıklık yaratabiliyor ama neyse ki ekrandaki tuş ipuçları size sürekli yardımcı oluyor.
Kontrollerin bu kadar detaylı olmasına rağmen oyun konsolda (PS5) şaşırtıcı derecede rahat oynanıyor. Vinç kontrol ederken bomu döndürmek, uzatmak, yükü yükseltip alçaltmak gibi pek çok hareketi aynı anda yapmak gerekiyor ve bu süreç oldukça akıcı hissettiriyor. Simülasyon severlerin aradığı o “ince işçilik hissi” burada fazlasıyla mevcut. Her aracın iç ve dış tasarımı özenle modellenmiş.
Yeni bir araca geçtiğinizde, kokpit kamerasına geçip etrafı incelemek ayrı bir zevk. Her araçta etkileşime geçilebilecek birçok mekanik parça bulunuyor ve “aceleye gelmiş” hissi veren hiçbir unsur yok. Geliştirici ekibin bu oyuna kalpten emek verdiği çok açık ve net bir şekilde görülebilir.

Oyun tek başınıza oynamak için tamamen uygun ama co-op deneyimi bambaşka. Üç arkadaşınızı daha davet edebileceğiniz çevrim içi modda her oyuncu haritada aynı anda çalışabiliyor. Görevler daha verimli ilerliyor, iş bölümü yapılıyor, hatta görev sırasında yaşanan küçük aksilikler bile eğlenceli hale geliyor. Ancak kooperatif modda bazı garip kısıtlamalar da mevcut.
Örneğin, sadece oturum sahibinin garajındaki araçlar kullanılabiliyor. Kaynaklar da aynı şekilde paylaşılmıyor; arkadaşınız sizin yakıt stoğunuza erişemeyebiliyor. Bu durumlarda araç değiş tokuşu yapmanız gerekebiliyor. Kupa avcılarının da dikkat etmesi gereken durumlar var. Bazı ilerlemeler (köprü kurma vs) misafir oyunculara sayılmadığından kupa kazanımları otomatikman devre dışı kalıyor.
RoadCraft; zahmetli, detaylı, sakinleştirici, zorlayıcı, ama bir o kadar da tatmin edici bir oyun. MudRunner tarzı simülasyonlara göre daha erişilebilir ancak aynı DNA’yı taşıdığı da açıkça hissediliyor. Oyunun her zorluğu, ona özgü bir huzurla dengelenmiş. Bu yüzden de, RoadCraft için belki de en doğru tanım: “İnşaat simülasyonlarının Elden Ring’i” olabilir.

RoadCraft, inşaat simülasyonlarını seven herkesin kesinlikle deneyimlemesi gereken bir yapım. Yavaş temposu, detaylı görev yapısı, gerçekçi fizik motoru ve araç çeşitliliğiyle onlarca saatlik bir işçilik deneyimi sunuyor. Eğer “cozy” (huzurlu) ama bir o kadar da “grindy” (zahmetli) oyunlar size göreyse, bu oyunun başından kolay kolay kalkamayacaksınız.
İlginizi Çekebilir: Anno 1800 Console Edition İnceleme
RoadCraft, simülasyon türünün hem zorluk hem huzur sunabilen nadir örneklerinden biri. Emeğin ödülünü veren, her adımıyla “Ben buradayım!” diyen bir oyun arıyorsanız, doğru yerdesiniz. Son olarak, yukarıda yer alan görsellerden de anlayabileceğiniz üzere oyun Türkçe dil desteği sunmaktadır. Peki siz RoadCraft inceleme yazımız hakkında ne düşünüyorsunuz? Oyunu satın almayı planlıyor musunuz?
Düşüncelerinizi hemen aşağıda yer alan yorumlar sekmesi üzerinden bizlerle paylaşmayı unutmayın sevgili geek.com.tr okuyucuları.
RoadCraft (PS5)
Eğer “cozy” (huzurlu) ama bir o kadar da “grindy” (zahmetli) oyunlar size göreyse, bu oyunun başından kolay kolay kalkamayacaksınız.
Artılar
- Detaylı ve Gerçekçi Fizik Motoru
- Zengin Araç Çeşitliliği
- Gerçekçi İş Akışı
- Zamanla Gelişen Öğrenme Eğrisi
- Grafikler Yeni Nesile Yakışacak Cinsten
- Türkçe Dil Desteği
Eksiler
- Kaynak Paylaşımındaki Eksiklikler (co-op)
- Araçlar Arası Geçiş Sistemi Hantal Kalmış
- Çeşitli Performans Hataları
- Kupa Sisteminin Çift Yönlü Çalışmaması (co-op)



