NeoBards Entertainment tarafından geliştirilen ve Konami Digital Entertainment tarafından yayınlanan Silent Hill f çıkışını gerçekleştirdi. Peki Silent Hill f bizlere neler sunuyor? Satın almaya değer mi? Tüm detaylarıyla Silent Hill f inceleme yazımız yayımda!
Silent Hill f İnceleme
Amerika’nın küçük kasabalarını 1960’ların kırsal Japonya’sıyla değiştirmek, Silent Hill f için oldukça iyi işliyor. Titrek beden korkusu tasarımlarından, gerçek dehşeti psikolojik şiddete harmanlayışına kadar, bu hala bildiğiniz Silent Hill. Yeni mekan, sisin beraberinde getirdiği ve kasabayı kan kırmızısı örümcek zambaklarıyla sararak giderek daha etli ve tekinsiz bir şeye dönüştürdüğü mide bulandırıcı güzellikte görseller için alan açıyor.
Pazar sokağındaki çapraz asılı fenerler, kısa sürede bambaşka şeylere dönüşen ipliksi yapılara yol veriyor. Konami’nin bu yenilenme için ortaya attığı “dehşetin güzelliği” mottosu, damarlarınıza adeta adrenalin pompalıyor. Aynı şekilde lise öğrencisi Hinako Shimazu’nun, baskılarıyla yüzleşmek zorunda kalması da seride yeni korkuların kapılarını aralıyor.
Bu kaygılar öyle bir karışıma dönüşüyor ki oynadıkça gerçeğin nerede bitip hayalin nerede başladığından emin olamıyorsunuz.

Rahatsızlık hissi giderek artıyor ve beyninizin “ilkel” kısmına inerek o ayrımı önemsememenize yol açıyor. Korku, fark etmeksizin kendini dayatıyor. Hiç kuşkusuz Hinako’nun memleketi Ebisugaoka’nın sisli atmosferi ve kendisini içinde bulduğu gizemli Dark Shrine (Karanlık Tapınak), serinin bugüne dek sunduğu en iyi Silent Hill mekanları arasında.
Hinako’nun travmalarıyla doğrudan yüzleşen, bunları derinlemesine irdeleyen temalarıyla Silent Hill f, serinin şimdiye dek gördüğü en iyi yazılmış oyun. Senaryo yazarı Ryukishi’nin (Higurashi, Umineko gibi kültleşmiş korku görsel romanlarının arkasındaki isim) deneyimi her ayrıntıya sinmiş. Zaten bugüne dek en iyi korku oyunlarını sunmuş bir seride, bu mirası yalnızca taşımakla kalmayıp aşmak hiç de küçük bir başarı değil.
Ne yazık ki, serideki en sevdiğim atmosfer ve yazımı sunan Silent Hill f, aynı zamanda en sinir bozucu dövüş sistemine sahip. Evet, biliyorum. Silent Hill hiçbir zaman iyi dövüş mekanikleriyle anılmadı. Fakat hiçbir oyunda, Silent Hill f’te olduğu kadar çatışmalar ön planda olmamıştı. Toplanabilir eşyaların çoğu, doğrudan mücadeleyle bağlantılı.

Oyun ilerledikçe düşman sayısı da artıyor; son bölümlerde birbiri ardına dövüş arenası gibi bölümlerle karşılaşıyorsunuz. James Sunderland’ın Silent Hill 2’deki hayatta kalma çabaları, Hinako’nun yapabildikleriyle karşılaştırıldığında son derece sakin kalıyor. James’in dövüşleri genellikle şansına dayalı, dar alanda sıkışan çatışmalarken; Hinako, neredeyse 30 yıl erken çıkış yapmış bir dövüş oyunundaki karakter gibi hissediliyor.
Kombolar, ağır ve hafif saldırılar, dayanıklılık yönetimi, kusursuz kaçışlarla dayanıklılığı yenileme, düşmanı sersemleten karşı saldırılar… Hepsi var. Hatta bir düşman parladığında üzerine atılıp onu sersemletip ekstra hasar verebiliyorsunuz. Fakat tüm bu karmaşık sistem, korku atmosferinin altını oymak yerine onu gölgeliyor. Hinako tüm bu hareketleri kusursuz uygulayabildiğinde neredeyse komik derecede durdurulamaz hale geliyor.
Dövüş sistemi, özellikle toplu düşman saldırılarında sık sık sinir bozucu bir hale bürünüyor. Uzun animasyonlara kilitlenmek, sürekli yakalanma sahneleriyle kontrolün elden alınması, köşeye sıkıştığınızda tekrar tekrar dövülmek… Tüm bunlar atmosferi zayıflatıyor. Boss savaşları ise tam tersine serinin en iyilerini sunuyor. Devasa, dehşet verici tasarımları ve Hinako’nun duygusal yolculuğuna katkılarıyla unutulmaz anlar yaratıyorlar.

O yüzden normal düşmanlarla bu kadar yorucu deneyimler yaşarken boss dövüşlerini bu kadar keyifle oynamak, ayarın bir yerlerde yanlış yapıldığını düşündürüyor. İlk oynayışımda Silent Hill f yaklaşık 9 saat sürdü. Önceden bilginiz olduğunda çok daha hızlı ilerlemek mümkün, bu da tekrar oynamayı teşvik eden tatlı bir uzunluk sağlıyor. Üstelik Yeni Oyun Plus ile açığa çıkan, keşfedilecek daha fazla şey var.
Kaçmayı denemek mümkün. Oyunun yaklaşık yarısında dövüşmekle kaçmak arasında dinamik bir seçim var. Ancak Amerika’nın geniş sokaklarının aksine Ebisugaoka’nın daracık sokakları, küçük evleri ve dağ yolları sizi kolayca köşeye sıkıştırıyor. Bazı düşmanlar çok hızlı ve saldırıları beklenenden uzun menzillere ulaşabiliyor. Çoğu da adeta birer hasar süngeri, öldürmek için defalarca saldırı gerektiriyor.
Zorluk seviyeleri alışılmıştan farklı: Story (Kolay), Hard (Zor), ve Lost in Fog (Aşırı Zor) olmak üzere sadece üç seçenek var. Tıpkı geçen yıl çıkan Silent Hill 2 Remake gibi, Silent Hill f de Unreal Engine 5 üzerine inşa edilmiş. Grafikler genel olarak iyi; özellikle ara sahneler harika görünüyor. Haritalar geniş açık dünyalar değil, fakat olağanüstü özenle hazırlanmışlar ve oyunun karanlık atmosferini mükemmel şekilde tamamlıyorlar.

Yine de pek çok görünmez duvar var ve keşif, geliştiricilerin sizi belirli noktalara yönlendirdiği patikalarla sınırlı tutulmuş; bu durum Resident Evil gibi birçok oyunda da görüldüğü üzere burada da kendini gösteriyor.
Grafikler etkileyici, özellikle detaylı çevre tasarımları dikkat çekiyor. Ancak kapalı alanlar görece zayıf; mobilya ve dekorasyon açısından oldukça sınırlı. Karakter modelleri (ara sahneler dışında) daha iyi geometriyle desteklenebilseydi çok daha güçlü görünebilirdi. Erişilebilirlik seçenekleri ise oldukça temel düzeyde. Oyunun başında dövüş ve bulmaca zorluklarını ayrı ayrı ayarlayabiliyor olmak olumlu bir özellik. Fakat bunun ötesinde fazla bir seçenek bulunmuyor.
Ne görüş açısı (FOV) ayarı, ne şiddeti azaltma, ne de ekran efektlerini kısma gibi seçenekler mevcut. Olumlu tarafta ise motion blur kapatılabiliyor ve renk körlüğü için bazı renk ayarlamaları yapılabiliyor.

PlayStation 5’te iki farklı grafik modu arasından seçim yapabiliyorsunuz. Performans modu, 60 FPS hedefliyor ve çoğunlukla bunu başarıyor ancak netlikten ödün veriliyor. Dahili çözünürlük 360p–720p seviyelerine kadar düşüp, PSSR (PlayStation Spatial Super Resolution) ile yaklaşık 1800p’ye yükseltiliyor. Özellikle yerel 4K ile karşılaştırıldığında göze çarpan derecede yumuşak bir görüntü elde edilebiliyor.
Kalite modu ise daha keskin bir genel görüntü sunuyor (1440p dahili çözünürlük, 4K’ya yükseltilmiş), fakat 30 FPS ile sınırlı bırakılmış. Ara sıra yükleme takılmaları bu modda da mevcut. Sis efektleri PS5’te özellikle etkileyici görünüyor. İnceleme yazımızı toparlayacak olursak; tüm sıkıntılara rağmen elimden DualSense’i bırakmak istemedim. Silent Hill f, tekrar tekrar içine çekilmek istediğim büyüleyici bir korku deneyimi sunuyor.
Görsel açıdan olağanüstü: küçük bir kasabayı boğan kırmızı örümcek zambaklarının tekinsiz güzelliği, Japon folkloru ve dini ögelerle yoğrulmuş Dark Shrine (Karanlık Tapınak), iğrenç ama ustaca tasarlanmış canavarlar…

Tüm bunlar yalnızca ilk bakışta etkileyici değil, derinlere indikçe çok daha dehşet verici. Her bölüm, bulmacalar ve keşiflerle hikayeyi destekleyen bir yapboz parçası gibi. Özellikle okul bölümü, öğrencilerin gizli ilişkilerinden kasabanın geçmişine kadar birçok ayrıntıyı bulmacalara yedirerek öne çıkıyor. Bu anlatım tarzı, Silent Hill 2 ve Silent Hill 3’teki favori bulmacaları bile gölgede bırakıyor.
Dengesiz dövüş tasarımı deneyimi zedelese de, Silent Hill f’in sunduğu korku zirveleri tür için standartları yükseltiyor. Yeni oyuncular için de iyi bir başlangıç noktası. Silent Hill f, Silent Hill’in geleceği adına bir umut. Oynayın, oynattırın! Pişman olmayacaksınız. Peki siz Silent Hill f inceleme yazımız hakkında ne düşünüyorsunuz?
İlginizi Çekebilir: Silent Hill 2 Remake İnceleme
Düşüncelerinizi hemen aşağıda yer alan yorumlar sekmesi üzerinden bizlerle paylaşmayı unutmayın sevgili geek.tr okuyucuları.
Silent Hill f (PS5)
Dengesiz dövüş tasarımı deneyimi zedelese de, Silent Hill f’in sunduğu korku zirveleri tür için standartları yükseltiyor.
Artılar
- Korku Atmosferi Müthiş, Sis Ve Ortam Efektleri Etkileyici
- Unreal Engine 5 İle Detaylı Grafikler Ve Ortam Tasarımı
- Hikaye Derin Ve Sürükleyici, Karakterler İyi Yazılmış
- Bulmacalar Ve Keşif, Hikayeyle Uyumlu
Eksiler
- Dövüş Sistemi Karmaşık Ve Bazen Rahatsız Edici
- İç Mekanlar Detay Açısından Zayıf
- Karakter Modelleri Cutscene Dışında Vasat
- Harita Yükleme Sırasında Hafif Takılmalar Yaşanabiliyor



