Doksanlı yıllarda çocuk olanlar çok iyi bilir; orijinal GTA oyununu PlayStation’da oynamak, yasaklı bir meyveyi yemek gibiydi. Cinayet, küfür, araba hırsızlığı, kanlı dövüşler ve silahlı çatışmalar… Hepsi bir arada yer alıyordu ve bir şekilde ailemi ikna edip oynamayı başarmıştım. O sıralar oyun oynamak konusunda sıkı bir gözetim altındaydım. Üstten bakış açılı GTA oyunları adeta büyüleyici geliyordu.
Yine de içimde hep bir ukde kalmıştı: “Keşke bu türü iyi biri olarak da oynayabilsem.”
Neredeyse 25 yıl sonra, The Precinct tam da bu çocukluk hayalimi gerçeğe dönüştürüyor. Kwalee Ltd tarafından yayınlanan ve Fallen Tree Games Limited‘in geliştirici koltuğunda oturduğu The Precinct çıkışını gerçekleştirdi. Peki oyun bizlere neler sunuyor? İşte tüm detaylarıyla The Precinct inceleme yazımız yayımda!
The Precinct İnceleme
The Precinct, 1980’lerde geçen bir polis simülasyonu. Aksiyon dolu, açık dünya bir sandbox mantığıyla tasarlanmış ve isometrik (üstten açılı) kamera açısıyla, eski GTA oyunlarını anımsatıyor. Biz, merhum emniyet müdürünün oğlu olan acemi polis Nick Cordell Jr.’ı kontrol ediyoruz. Babasının gölgesinde, yozlaşmış Averno City sokaklarında adaleti sağlamaya çalışıyoruz.
Averno City, seksenli yılların havasını solutan, karanlık ve kirli ama bir o kadar da canlı bir şehir. Highlander replikleri duymanız, Electric Avenue isimli bir sokakta devriye atmanız, fonda saksafonlu skesenleri parçaları çalarken suçlu kovalamanız gayet olası. Oyun gerçekçi cel-shading tarzında görsellerle sunulmuş; yani görsellik çizgi filmle gerçekçilik arasında dengeli bir yerde tutulmuş.
Bu stil oyuna ciddi bir hava katmaktan ziyade, onu biraz da eğlenceli bir polis fantezisine dönüştürüyor.
The Precinct, yapısal olarak Police Simulator: Patrol Officers’a benziyor. Her gün bir vardiya seçiyorsunuz, telsiz çağrılarına cevap veriyorsunuz ya da sokakta suçla karşılaşıyorsanız doğrudan müdahale ediyorsunuz. Doğru şekilde hareket etmek tecrübe puanı kazandırıyor, bu puanlarla yeteneklerinizi geliştiriyor ve rütbe atlıyorsunuz. Yeni araçlar, silahlar ve görev türleri de bu şekilde açılıyor.

Simülasyon kısmı; kimlik kontrolü, üst araması, alkol testi, suçlama ve tutuklama gibi detaylı işlemleri içeriyor. Ancak oyunun aksiyon yönü de hayli kuvvetli. Bazı görevlerde çatışmaya girmeniz, yüksek hızda kovalamacalara katılmanız veya destek ekip çağırmanız gerekiyor. Uzun lafın kısası; Averno City’de suç eksik olmuyor. O kadar ki, bir suçla ilgilenirken çevrenizde aynı anda üç farklı olay daha meydana gelebiliyor ve bazen mağdur olan siz oluyorsunuz!
Sokakta uyuşturucu satıcısını tutuklarken bir yandan araba çalınıyor, diğer yandan silahlı bir kavga çıkıyor. Derken telsizden yeni bir olay bildiriliyor. “Bu şehirde başka polis yok mu?” diye sormadan edemiyorsunuz. Suç oranı biraz düşürülse kötü olmazdı ama bu kaotik yapı, oyuna kesinlikle eğlenceli bir dinamizm de katıyor.
Oyunun dünyası dinamik ve sürekli tepkisel dönüşlere dayalı. Bir saldırganı kovalarken araca atlayıp kaçabiliyor, sonra arabayı bırakıp bir sivili rehin alarak canlı kalkan olarak kullanabiliyor. Bu gibi sürprizlerle dolu anlar sürekli yaşanıyor ve oyun hiç sıkıcı hale gelmiyor. Oyun boyunca karşılaştığınız suçlar arasında park cezaları, trafik ihlalleri, soygunlar, gasp, araba hırsızlığı, banka soygunları gibi pek çok farklı olay var.

Helikopterle devriye atmak bile mümkün. Her suç tipi, farklı prosedürlerle ele alınıyor ve ekran üzerindeki bilgilendirme kutuları sayesinde hangi durumlarda ne tür kuvvet kullanabileceğiniz (ölümcül, ölümcül olmayan, kısıtlayıcı) açıkça belirtiliyor. Bazı suçlularla konuşarak çözüm bulmak imkânsız. İşte bu noktada silahlar devreye giriyor.
Oyun, dikey ekseni de hesaba katan twin-stick nişancı mekaniğiyle çalışıyor. Nişan yardımı açık ya da kapalı ayarlanabiliyor. Alışması biraz zaman alsa da sonunda eliniz alışıyor. The Precinct, aynı zamanda bir siper sistemine de sahip. Polis arabaları, kutular veya duvarlar arkasına geçerek korunabiliyor ve doğru anı kollayıp karşı saldırıya geçebiliyorsunuz. Kullanabileceğiniz silah yelpazesi oldukça geniş: tabanca, revolver, SMG, M16, AK-47, keskin nişancı tüfeği ve daha fazlası sizleri bekliyor.
Ölümcül olmayan seçenekler olarak cop ve elektroşok da mevcut. Vardiyalar 6 ila 12 oyun saati sürebiliyor. Bazı vardiyalarda park cezaları gibi belirli görevler öncelik kazanıyor ama şehir o kadar suçla dolu ki belirli hedeflere odaklanmak çoğu zaman mümkün olmuyor. Neyse ki yanınızda her daim sadık ortağınız Kelly var. Suçluları kovalıyor, tutukluyor, ateş desteği sağlıyor. İşinizin yükünü biraz da o hafifletmeye çabalıyor.

Oyunda yaklaşık 12 saatlik bir ana hikaye süresi var. İki yerel çeteyle ilgili delilleri toplayarak yükseliyorsunuz. Ancak itiraf etmeliyim ki, oyunun sandbox doğası öyle ağır basıyor ki, hikayeyi ilerletmeyi çoğu zaman unuttum. Karakterler seslendirilmiş ve beklenenden daha iyi performansla sunulmuş. Ancak şehirdeki diğer insanlar için sadece metin kutuları var. Konuşma seslerinin eksikliği, bu kadar canlı bir şehir için biraz garip hissettiriyor.
İnceleme yazımızı toparlayacak olursak; The Precinct, polisiye temalı bir açık dünya simülasyonu olarak çocukluğumda oynamayı hayal ettiğim oyuna en yakın deneyimi sunmayı başarıyor. GTA’nın kaotik yapısını, bir polis simülasyonu ile harmanlayarak farklı bir bakış açısı kazandırıyor. Kusurları var mı? Elbette. Hikaye biraz yüzeysel, suç oranı fazla abartılı, bazı ses detayları eksik. Ama eğlenceli mi? Sonuna kadar!
İlginizi Çekebilir: Police Simulator: Patrol Officers İnceleme
Eğer eski GTA’lara nostaljiyle bakan, aynı zamanda polis simülasyonlarına ilgi duyan biriyseniz, The Precinct tam size göre diyebilirim. Peki siz The Precinct inceleme yazımız hakkında ne düşünüyorsunuz? Oyunu satın almayı planlıyor musunuz? Düşüncelerinizi hemen aşağıda yer alan yorumlar sekmesi üzerinden bizlerle paylaşmayı unutmayın sevgili geek.com.tr okuyucuları.
The Precinct (PS5)
The Precinct GTA’nın kaotik yapısını, bir polis simülasyonu ile harmanlayarak farklı bir bakış açısı kazandırıyor. Eğer eski GTA’lara nostaljiyle bakan, aynı zamanda polis simülasyonlarına ilgi duyan biriyseniz, The Precinct tam size göre!
Artılar
- Yoğun, Canlı ve Tepkisel Açık Dünya
- 80’ler Teması ve Görsel Tarz İştah Kabartıyor
- Görev Çeşitliliği
- Polis Olma Deneyimi İliklerinize Kadar İşliyor
Eksiler
- Hikaye Modu Arka Planda Kalıyor
- Suç Oranı ve Yaşanma Sıklığı Bunaltıcı Olabilir
- Eksik Seslendirmeler Açık Dünyayı Ruhsuzlaştırıyor



