inZOI Studio tarafından geliştirilen ve KRAFTON‘un yayıncılığını üstlendiği inZOI, son zamanların en dikkat çeken ve merakla beklenen oyunlarından biri haline geldi. inZOI, uzun yıllardır yaşam simülasyonu hayranlarının umutla beklediği o oyun olabilir mi? Değerlendirme rehberimizde, yaklaşık 23 saatlik oyun deneyimimize dayanarak inZOI’nin bizlere neler sunduğunu ve bir yaşam simülasyonu oyunu olarak türe yeni bir soluk getirip getiremediğini ele alıyoruz.
inZOI: Yaşam Simülasyonu Tahtına Layık Bir Rakip
EA’nin dağıtımcılığını üstlendiği The Sims serisi, 2000’lerin başından beri bu türün zirvesinde yer alan tek başarılı örnek. Özellikle serinin ilk oyunları, çıkışlarının üzerinden neredeyse 20 sene geçmesine rağmen hala oynanmaya devam ediyor. The Sims 4 ile farklı bir gidişat izleyen seri, en sıkı hayranları tarafından bile eleştirilmiş ve istenen etkiyi yaratamamıştı.
Yönelebilecekleri benzer ve başarılı başka bir oyunun olmaması da EA’nin işlerini kolaylaştırıyordu. Alternatifi olmayan her oyun, maalesef ki dağıtımcının oyuncuları sömürmesi riskini de beraberinde getiriyor çünkü biliyorlar ki, en kötü içerikleri bile istense de istenmese de satış başarısı getirecek. – getiriyordu. Üzgünüm EA…
inZOI, en sıkı The Sims hayranını bile kendine çekebilecek potansiyele sahip.
Gerçekçi grafikleri, karakter kişiselleştirmedeki detaycılık seviyesi, içerisinde bulundurduğu yapay zeka ile güçlendirilmiş zeki ZOI’ler, detaylı şehir düzenleme imkanları ve daha fazlası… inZOI ortaya koyduğu özellikleri ve verdiği vaatler ile bizi kendisine hayran bıraktırmayı başardı. Öncelikle oyunun gerçekçi grafikleri göz alıcı gözüküyor. Omuz bakış açısı ile oynarken, herhangi bir AAA açık dünya oyununda oynuyormuş gibi hissediyorsunuz.

Tabii bu güzel grafikler beraberinde can sıkan bir dezavantajı da getiriyor. Oyundan en iyi şekilde yararlanmak için, ortalama ve üstü bir bilgisayara ihtiyacınızın olduğu göz ardı edilmemeli. Kesinlikle sistem dostu bir yapım değil inZOI. Hemen karalara bağlamayın. Oldukça geniş grafik ayarlamaları sayesinde donanımınıza uygun seviyeye çekme şansı sunuluyor ancak bu dikkat çeken bazı özelliklerden tam anlamıyla yararlanamayacağınız anlamına geliyor. Hiç oynayamamaktan iyidir?
En düşük ayarlara indirgediğimizde bile oyun grafiksel anlamda, yaşam simülasyonu türünün en başarılı örneği The Sims’in son oyunu The Sims 4’ten katbekat daha iyi gözüküyor. inZOI, deneyimlediğim versiyonunda çok fazla kıyafet ve eşya çeşitliliğine sahip değildi. İlerleyen dönemlerde eminim geliştiriciler birçok yeni kıyafet ve eşya ekleyeceklerdir ama çeşitlilik için bunu beklemenize gerek yok. Yapım, size kendi kıyafetlerinizi tasarlama şansı sunuyor. Eşyalar içinse oyun içine eklenen akıllı 3D özelliği ile, gerçek hayattaki eşyalarınızın fotoğraflarını yükleyip oyuna ekleyebiliyorsunuz.

Ayrıca eklediğiniz eşyaları inZOI’nin kendine ait olan Canva isimli oyuncu galerisinde diğer oyuncuların beğenisine sunabilir ve gerçek oyuncularla etkileşiminizi arttırabilirsiniz. Diğer kullanıcıların tasarımlarını kendi evreninize ekleme imkanına da sahipsiniz. Canva’nın oyunculara bu özgürlüğü sunması, içeriklerin çeşitliliği açısından muhteşem. Eminim birkaç ay içerisinde oyuncuların üretkenliğiyle oyunda hayal ettiğimden çok daha fazla eşya ve kıyafet bizleri bekliyor olacaktır.
Karakter oluşturma ekranında seçilebilecek karakteristik özellikler sayesinde daha kişiselleştirilmiş bir oyun deneyimi Zoi’nizi eşsiz kılıyor. Sadece dış görünüşünü değil, aynı zamanda cinsel yönelimini ve yaşam planını da seçebiliyorsunuz. Kişilikler ve yaşam planları sinerji içerisinde. Her yaşam planının kendine ait avantajları ve dezavantajları bulunmakta.

Dilerseniz tek bir karakteri yönetmekle başlayabilir veya 8 kişiye kadar genişletebileceğiniz bir aile kurup o aileyi yönetebilirsiniz. Şayet bu türe çok aşina değilseniz, birden fazla Zoi yaratıp hepsini kontrol etmek oldukça zorlayıcı olacaktır. Oyunun mekaniklerini oturtana kadar, tek bir karakteri yönetmek en doğru tercih. Hazır mekaniklerden bahsetmişken, değinmem gereken birkaç önemli nokta var. Zoi’ler arasında geçiş yapmak aşırı kolay.
Haritanın iki farklı ucunda dahi olsalar, tek bir tuş ile aralarında geçiş yapma şansınız bulunuyor. Genel olarak kontrol şeması oldukça basit tutulmuş ve takıldığınız anda size yardımcı olacak öğreticiler bir tık kadar uzağınıza konumlandırılmış. Ben, uzun yıllarca yaşam simülasyonu türüne uzaktan ilgi duyup saatlerce oynamak istemiş bir oyuncuyum. The Sims hiçbir zaman beni tam olarak içine çekemedi.
inZOI, bu anlamda türe meraklı oyuncuları oyunda tutmayı başarıyor.

inZOI’nin kontrol şemasının kolay olması, oyunun da kolay olduğu anlamına gelmesin. Eleştireceğim konuların en başını ”özgürlük” çekiyor. inZOI, karakterinizi yarattıktan sonra sizi sanki yıllardır bu oyunu oynuyormuşsunuz edasıyla özgür bırakıyor. İki kez kendi evimi baştan sona tasarlamayı denesem de, ev tasarlamak oldukça detaycı olduğu için ikinci kata çıkamadan salmak zorunda kaldım.
Daha önce uzun süreler life-sim tarzı bir oyun oynamışsanız, benim kadar zorlanacağınızı düşünmüyorum. Neyse ki oyunda 4-5 farklı hazır planlanmış satın alabileceğiniz evler bulunmakta. Bu evleri satın alıp, sadece içerisindeki eşyaları değiştirerek daha kolay bir şekilde maceranıza başlayabilirsiniz. Bir diğer eleştireceğim nokta, bu bahsettiğim özgürlüğün, bu türe aşina olmayanları bunaltabileceği riski taşıması.
The Sims’e rakip olacak adayın, bu türe yeni başlayanları da elinden tutarak kendi tarafına çekmesi avantaj sağlayacaktır. Karakterinizin kişiliğine ve seçtiği hayat planına göre çeşitli görevler oluşmakta. Ramen yemek, kişisel mektup yazmak gibi. Ramen yemek kulağa çok kolay geliyor değil mi? Ne yemek tariflerinde, ne de sipariş edilebilecek yemekler arasında ramen bulamamanın verdiği acıyı bilir misiniz? Ayrıca kişisel mektup yazmayı da asla çözemedim. Toplum içerisinde şarkı söylemekten bahsetmiyorum bile.

Yok arkadaş yok! O seçenekler olası hiçbir kategori altında yok. Kontrol şemasını bu kadar özenle ve basite indirgeyerek tanıtan oyunun aktiviteleri nasıl gerçekleştireceğim konusunda bana yardımcı olmamasına anlam veremiyorum. Öleyim mi? Evet, oyunda ölebiliyoruz. Derin mekanikler asla oyuncuya açıklanmıyor, inZOI sadece sizden bunları yapmanızı istiyor. Ancak şunu kesinlikle söyleyebilirim ki, inZOI çok büyük bir potansiyele sahip ve şimdiden ortaya koyduğu detaylarla bile kendisini vazgeçilmez kılıyor.
Bırakma düşüncesi aklımın ucundan bile geçmedi. Çabalıyorum ve çabalamaya da devam ediyorum.
Erken erişim sürecinde, eklenilmesi düşünülen birçok içerik planlaması var. inZOI’nin oyunculardan gelen geri bildirimlerin de önemle dikkate alınacağı ihtimalini düşünürsek, uzun yıllar boyunca yaşam simülasyonu severlerin gözdesi olacağı bir gerçek. Yapay zeka ile güçlendirilmiş akıllı Zoi özelliği, uzun süreli oynanışlarda fark yaratacak önemli detaylardan bir tanesi.

Bunu aktif hale getirdiğinizde, aynı haritada bulunan tüm Zoi’ler karakterlerine uygun seçimler yapıp, kendi aralarında ilişkiler, dramalar, sorunlar oluşturup bunları çözebiliyor. Tüm karakterlerin size ihtiyaç duymadan kendilerine özgü hikayeler oluşturabildiklerini bir düşünsenize… Oynadığımız süreç içerisinde kendi karakterimi kendim kontrol etmeyi tercih ettiğim için pek deneyimlediğim bir özellik olmadı fakat aciliyet gerektiren durumlarda bu özelliğin oyunu devralmasına izin vererek diğer işlerinize odaklanabilirsiniz.
İlerleyen dönemlerde gelecek olan şehir durumu belirleme, her Zoi deneyiminizin daha özgün olmasını sağlayacak. Suç oranlarının yüksek olduğu bir şehirde hayatta kalmak mı yoksa pislik içinde çürüyen bir şehirde sağlıklı yaşam gurusu olmak mı? Bir sonraki Zoi’nizi hangi zorluk bekleyecek? Oyuna ekleyebileceğiniz emote ile karakterinizi daha da kişiselleştirme şansına sahip olabilirsiniz.

Yapay zeka tarafından desteklenen bu özellik, istediğiniz hareketi oyuna eklemenize olanak sağlamakta. Çok sevdiğiniz bir ünlünün dans hareketi ya da artık bir “meme” olmuş ifadeyi Zoi’nizin yaptığını görmek oldukça eğlenceli olacaktır. Zoi’niz kayınbabasına yemek bile götürebilir. İsterseniz bir çocuk olarak başlayabilirsiniz, isterseniz bir ergen ya da genç yetişkin hatta ömrünün sonbaharını yaşayan bir yaşlı olarak…
Her birini bekleyen serüven bir diğerinden farklı olacak. Erken yaşta iş hayatına atılabilir veya üniversiteye gidip “diplomanızı” sağlam bir kasada sağlama almayı düşünebilirsiniz. Seçtiğiniz hayat planına göre, aile odaklı bir yaşam sürüp çoluk çocuğa karışabilir ya da aktivist olup herkesin hakkını savunabilirsiniz. Dünyevi meseleleri ardımda bıraktım deyip meditasyona da yönelebilirsiniz.
Dünyanın en kıl karakterini yaratıp, herkes hakkında dedikodu çıkartıp, Karen modunda düşük gelirli işçilere haddini de bildirebilirsiniz. inZOI, her oynadığınızda sizlere yeni şeyler keşfetme olanağı sunuyor. Karmaya da dikkat, dönüp dolaşıp sizi bulabilir. Ölüm döşeğinde hayatınız film şeridi gibi gözünüzün önünde belirdiğinde, keşke dediğiniz bir seçim sizi hayalet olarak bu dünyada sıkışmış halde de bırakabilir.

inZOI’de verdiğiniz kararların etkisi düşündüğünüzden çok daha önemli. Şayet erken erişim döneminde kullanıcı dönütleri iyi değerlendirip, planlamalar doğru şekilde ve düşünüldüğü gibi yönetilebilirse sektöre yön verecek bir oyun ile karşı karşıya olabiliriz. Geliştiriciler, gerçekten de oyun üzerinde uzun süre kafa yormuş ve “ucuz bir The Sims çakması” olarak yaftalanmamak için ellerinden geleni yapmışlar.
Sunduğu yenilikler, daha gelişmiş arayüz ve plananlanan içerikler inZOI’yi life-sim türünde bir mihenk taşı haline getirecek düzeyde. inZOI maceramın daha yeni başladığını gönül rahatlığıyla dile getirebilirim. Bakalım beni daha ne gibi serüvenler bekliyor olacak? Şimdiden sabırsızlanıyorum!
İlginizi Çekebilir: InZOI Başlangıç Rehberi: Yeni Oyuncular İçin Hayat Kurtaran İpuçları
Peki siz inZOI hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi hemen aşağıda yer alan yorumlar sekmesi üzerinden bizlerle paylaşmayı unutmayın sevgili geek.com.tr okuyucuları.



